Okul Fıkraları

Okullar elbette ki ilim yuvalarıdır fakat kim demiş ilim içinde espri olmaz diye. Esasında okul fıkralarını besleyen en önemli konuların "Cehalet ve Tembellik" olduğunu da kabul etmek gerekir.

Ali hep parmak hesabı yapıyormuş. Bir gün hocası Aliye sormuş:

- İki artı iki kaç eder?

Ali hesaplayıp "Dört" demiş. Öğretmeni kızıp; Ali'ye ellerini cebine sokmasını söylemiş. Bu sefer yine sormuş:

- Altı artı beş kaç eder?

Ali hesaplayıp "On bir" demiş...

Oy ver:
loading
2(11 oy)

Yıl sonunda öğrenci, uzaktaki ailesine gönderdiği faksta şunları yazıyordu: "Babacığım okullar kapandı. Ögretmenler beni çok seviyorlar. İmtihanlara tekrar bekliyorlar!"

Oy ver:
loading
5(3 oy)

Ali eve üzgünce gelir. Annesi:

- Ne oldu Ali? der.

Ali anlatmaya başlar:

- Bugün okulda arkadaşlarım öğretmenin sandalyesine raptiye koydular!

Annesi:

- Bunda senin suçun ne oğlum? der.

Ali:

- Ben de öğretmene raptiye oturmasın diye; tam oturucakken sandalyeyi çektim!...

Oy ver:
loading
4.5(10 oy)

Öğretmeni Ayşe'ye sordu. Bebek banyosunda suyun sıcaklığını nasıl ölçersin. Ayşe:

- Önce bebeği suya koyarım. Bebek kırmızı renk aldıysa su sıcaktır, eğer mor renk aldıysa su soğuktur, beyaz bir renk alırsa bebeğin bir daha banyo yapmasına gerek yoktur!...

Oy ver:
loading
4.5(45 oy)

Okulda dayak yiyen bir çocuk babasına öğretmenini şikayet eder. Babası:

- Oğlum! Dayak Cennetten çıkmıştır!

Deyince... Zeki çocuk şu karşılığı verir:

- Babacığım iyi bir şey olsaydı, cennetten çıkarılır mıydı?

Oy ver:
loading
4.5(7 oy)

Sayfalar