Okul Fıkraları

Okullar elbette ki ilim yuvalarıdır fakat kim demiş ilim içinde espri olmaz diye. Esasında okul fıkralarını besleyen en önemli konuların "Cehalet ve Tembellik" olduğunu da kabul etmek gerekir.

Eve geldiğinde burnu kanıyordu. Meraklanan annesine:

- Okula hokkabaz geldi. Burnumdan üç tane demir ellibinlik çıkardı, dedi.

- Ama hokkabaz göz aldatır! Burun kanatmaz ki!

- Zaten burnumu hokkabaz kanatmadı ki! Başka para kalıp kalmadığını kontrol eden arkadaşlarım kanattı...

Oy ver:
loading
4(6 oy)

Küçük Temel, okul dönüşü annesine:

- Pugün öğretmen bir soru sordi, pir tek pen pildum!

- Aferun penum aslan uşağum, sori neyidu?

- Pizum evun adresi...

Oy ver:
loading
5(3 oy)

Öğretmen dalgın gözlerle sınıfı süzdü, sonra birden seslendi:

- Hey, sen arkadaki delikanlı... Sen... Kalk eğildiğin yerden... Ezbere anlat ev ödevini.

- Ben mi? Bilmiyorum ki!

- İnanılacak şey değil. Peki, ne yaptın dün akşam sen?

- Hiç arkadaşlarla meyhaneye gidip, önce bir kadeh içki içtim. Sonra da kahvede tavla oynadık...

- Ne? Utanmadan bir de söylüyorsun bunu ha? Peki ne diye geldin sen buraya?

- Ben mi? Bozuk kaloriferleri tamire geldim... Ben kaloriferciyim!...

Oy ver:
loading
5(4 oy)

Öğretmen öğrencilere sormuş:

- Allah hepimizin cennete gitmesini istediği halde niye cehenneme gönderiyor?

Çocuğun birisi öğretmenin sorusuna soruyla cevap vermiş:

- Öğretmenim siz bizim 5 almamızı istediğiniz halde, niye sınav yapıyorsunuz?

Oy ver:
loading
4(15 oy)

Hocaya sormuş öğrencisi:

- Hocam, kültürlü olmak için ne yapmak gerekir?

Hoca demiş ki:

- Üç tane üniversite bitirmek lazım...

Öğrenci üç üniversite bitirip gelmiş:

- Hocam, üç üniversite bitirdim, şimdi kültürlü oldum mu?

Hoca:

- Hayır! demiş. Bir üniversite senin için yeterliydi fakat diğerlerinden birini baban, birini deden bitirecekti!...

Oy ver:
loading
4.5(11 oy)

Sayfalar