Okul Fıkraları

Okullar elbette ki ilim yuvalarıdır fakat kim demiş ilim içinde espri olmaz diye. Esasında okul fıkralarını besleyen en önemli konuların "Cehalet ve Tembellik" olduğunu da kabul etmek gerekir.

Birgün Ali öğretmenine sormuş:

- Öğretmenim yapmadığım bir şey için beni cezalandırır mısınız?

Öğretmen:

- Hayır, demiş.

Ali de:

- Ben ödevimi yapmadım, demiş...

Oy ver:
loading
4(56 oy)

Öğretmen Acar'a sordu:

- Kamburu olan hayvana ne nedir?

- Deve öğretmenim.

- Aferin!... İki kamburu olan hayvana ne denir?

- Hacin devesi öğretmenim.

- Peki... Üç kamburu olan hayvana ne denir?

- Kamburu olan hacin devesi, öğretmenim!...

Oy ver:
loading
3.5(9 oy)

Öğretmen, Hayat Bilgisi dersinde, bulutların yeryüzündeki suların buharlaşmasından oluştuğunu uzun uzun anlattı. Sonra ön sıralarda oturan öğrencilerden birine sordu:

- Söyle bakalım oğlum, kara bulutlar neden olur?

Çocuk düşündü... Yutkundu... Bir şey diyemedi... Onun yanında oturan küçük kız çocuğu parmak kaldırarak:

- Kirli sulardan olur öğretmenim!...

Oy ver:
loading
4.5(8 oy)

Öğretmen Ali'yi tahtaya kaldırmış. "Dünyamızın uydusu nedir?" diye sormuş. Ali düşünmüş bulamamış. Arkadaşı bir çimdik atmış. Ali: "Aaaaay" diye bağırmış. Öğretmeni: "Aferin yavrum, otur" demiş.

Oy ver:
loading
4.5(6 oy)

Öğretmen derste çocuklara dönerek sorar:

- Söyleyin bakalım, kuzeyimizde karadeniz, güneyimizde akdeniz, batımızda ege denizi varsa; ben kaç yaşındayım?

Arka sıralardan bir parmak kalkar:

- Kırkdört öğretmenim!

Gerçekten de o yaşta olan öğretmen şaşırır:

- Doğru! Ama nasıl bildin?...

- Gayet kolay öğretmenim! Benim yarı manyak bir ağabeyim var. Tam yirmi iki yaşında. Onun yaşını iki ile çarpınca sizin yaşınız çıkıyor!...

Oy ver:
loading
4(4 oy)

Sayfalar