Uçak, Yeşilköy'den kalkmıştı... Bakırköy Akıl Hastanesi'nin üzerinden geçerken, pilot birden gülmeye başladı. Hostes bu gülüşün sebebini sorunca şu cevabı verdi: "Başhekim kaçtığımı öğrenince kim bilir nasıl şaşıracak!...
Adamın biri arabasıyla giderken tekerlerden biri fırlar. Adam aracını zorla kontrol eder ve şans eseri zararsızca yolun kenarına çeker. Bir bakar ki akıl hastanesinin önünde. Bagajından stepne çıkarır fakat onu takmak için hiç bijonu yoktur. Adamcağız baslar kara kara düşünmeye. Bu sırada akıl hastanesindeki bir deli adamın halini farkedip sorar:
- Arkadaşım sorun nedir?
Adam:
- Sorma yahu!... Lastik patladı, stepne var ama hiç bijonum yok!
Birgün tımarhanede yangın çıkar. Doktorlar delileri nasıl çıkaracağız derken başhekim parlak bir fikir sunar: "Hasta bakıcıyı soyup aralarına yollayalım. Canlı bomba sanıp kaçarlar!" doktorların hepsi mecburen tamam der ve planı uygulamaya koyarlar. Hasta bakıcı emir kulu olduğu için mecburiyetten soyunup gider. Deliler aynen dedikleri gibi bunu canlı bomba sanar ama camdan atarlar. Bunun üzerine bizim başhekim doktorlardan birini yollar yine camdan atarlar. Canlı Bomba hakkında devamını oku »
Akıl hastanesinden iki deliyi salıvereceklermiş. Doktorlar kendi aralarında: "Şunlara son bir test yapalım da görelim akılları başlarına gelmiş mi?" demişler. Bunun üzerine iki deliyi bir masa başına çağırmışlar. Masanın üzerine bir kavanoz dolusu siyah zeytin, bir kavanoz dolusu da canlı hamamböceği dökmüşler ve "Buyurun beyler, yiyiniz." demişler. Delilerden bir tanesi hemen zeytinlere saldırmış… Ötekisi araya girmiş: "Önce kaçanları yiyelim, öbürleri nasıl olsa duruyor!"