dolar

New York'tan Los Angeles'e giden uçakta cingöz bir avukat ile sarışın aptal görünüşlü bir hanım yan yana oturuyorlar. Avukat hem hanımla yakınlaşmak hem de hoşca vakit geçirmek için bir oyun teklif ediyor. Kabul görünce oyunu anlatıyor:

- Size bir soru soracağım, cevabı bilemezseniz bana 5 dolar vereceksiniz, sonra siz soracaksınız bilemezsem ben size 50 dolar vereceğim!

Ve ilk soruyu soruyor:

- Ay ile dünya arasındaki uzaklık ne kadardır?

Kadın tek söz söylemeden çantasından 5 dolar çıkarıp adama uzatmış. Soru sorma sırası sarışına gelmiş:

Oy ver:
loading
3.5(13 oy)

Adam kızına Barbie almak ister ve bir oyuncakçıya girerek:

- Vitrindeki Barbie bebek kaç para? diye sorar.

Satıcı:

- Hangisi beyim? der ve devam eder… Barbie sporda 19.95$, Barbie alışverişte 19.95 $, Barbie diskoda 19.95 $, Barbie partide 19.95 $, Barbie denizde 19.95 $, boşanmış Barbie 265 $.

Adam çok şaşırır ve sorar:

- Neden hepsi 19.95 de, boşanmış olan 265 $?

Satıcı cevaplar:

- Çok basit! Boşanmış Barbie ile birlikte; Ken'in evini, arabasını, donuna kadar her şeyini de alıyorsunuz!…

Oy ver:
loading
3.5(5 oy)

Bütün gün işsiz güçsüz gezen adam, bir akşam hoplaya zıplaya neşe içinde eve gelmiş. Karısı çok şaşırmış:

- Hayrola kocacım çok sevinçlisin?

- Tabi sevinirim karıcığım! Sonunda iş buldum!

Bunu duyunca kadın da çok sevinmiş:

- Ciddi misin? Nasıl bir iş?

- Bak böyle bir zamanda bundan güzel iş olamaz. Sabah 10'da başlıyor akşam üstü 5'e kadar. Fazla mesai yok, haftasonunda çalışmak yok ve haftada 600$!

- İnanılır gibi değil kocacığım, bu gercekten harika bir işe benziyor.

Oy ver:
loading
1.5(4 oy)

Psikiyatristin ofisinde hasta sormuş:

- Bana yardım eder misiniz Doktor? 38 yaşındayım ve hala yatağımı ıslatıyorum!

- Sıkılmayın! demiş doktor. Gelişmemiş benlik isyanı... Sorumlulukları kabullenememe durumundan kaynaklanıyor... Yatağınızı ıslatmamanızı iki yolla önleyebiliriz. Birinci yol psikanaliz; haftada beş terapi, saati 50 dolar!...

Hasta:

- Peki ikinci yol?

Doktor:

- Lastik don! Çifti iki dolar!...

Oy ver:
loading
0(0 oy)

Döviz bürosundaki görevli eline geçirdiği 100$'lık baknotu uzun incelemiş fakat sahte olup olmadığını anlayamamış. Bu arada döviz bürosunda bulunan Temel de Türk yardım severliğiyle atılmış: "Hemşerum ver bir de ben bakayım" demiş. Görevli parayı Temel'e vermiş. Temel tek bakışta demiş ki; "Bu para sahte!". Görevli ve döviz bürosundaki diğer insanlar hayrete düşmüş; "Bir bakışta nasıl da şıp diye anladınız?" diyerek... Temel de durumu açıklamış:

- Bakın aslında anlaması çok kolay! Bunun üstünde Atatürk resmi yok!...

Oy ver:
loading
4(29 oy)

Sayfalar