İdris'in ineği hastalanmış. Temel'e sormuş:
- Temel, ineğun hastalandığında ne vermiştun ona?
- Tuzruhi!
Ertesi gün İdris yine gelmiş:
- Ula ineğum öldi!
- Penimki ta ölmişti!...
Küçük Temel'e, öğretmeni sormuş:
- Kompozisyonun iyi ama Cemal'inkiyle kelimesi kelimesine aynı. Ne dersin bu işe?
- Cemal'inki de iyi derim!...
Mahkeme salonu tam bir curcuna yerine dönmek üzereydi ki hakim gürledi:
- Tek kelime daha eden olursa evine yollarım!
Tutuklu sanık ayağa kalkıp alkışlamaya ve tezahürata başladı:
- Hakim baba çok yaşa!... Hakim baba çok yaşa!...
Temel gece zifiri karanlıkta yürüyormuş. Birden eline birşey gelmiş. Oynamış, mıncıklamış, daha iyi hissedebilmek için yüzüne sürmüş ve ne olduğunu anlamış:
- Ula bu b...kmuş, iyi ki basmamışım!...
Adam yalan makinesi yapmış. Makine her konuşmayı yalan doğru diye değerlendiriyormuş. Adam oğluna sormuş:
- Yazılından kaç aldın?
Çocuk "Beş" aldım diye cevap verince yalan makinası ötmüş.
- "Oğlum yalan söylemek çok kötü bir şeydir" demiş adam ve devam etmiş:
- Oğlum ben senin yaşındayken hep beş alırdım!
Yalan makinesi patlamış.