Akşam geç saatte eve gelen Hoca pencerede bir karaltı görür. Hanımına sus işareti yaparak tüfeğini doğrulttuğu gibi ateşler. Eve girerler, bir de bakarlar ki ateş ettikleri Hocanın cüppesi... Hoca:
- Hanım ucuz kurtulduk! Ya içinde ben olsaydım!...
Cafer komadadır, yanında ise karısı... Cafer'in gözleri nemli, kısık sesiyle karısına doğru bakar ve konuşmaya başlar:
- İlk işten kovulduğum zaman yanımdaydın. İflas ettiğim gün oradaydın. Vurulduğum zaman ilk gözümü açtığımda seni gördüm. Trafik kazası geçirdiğimde hastanede hep baş ucumdaydın...
Karısı takdir edilmenin mutluluğunda tabii...
- Şimdi komadayım yine başucumdasın, sonunda anladım ama çok geç oldu, yahu sen ne uğursuz karısın...
Bir partili seçim bölgesi olan şehrin köylerinde secim öncesi geziye çıkar. Yanında da köylerden birinden bir çoban ona kılavuzluk eder. Sarp bir dağın yamacından geçerken çoban partiliyi uyarır:
- Aman dikkatli yürüyünüz efendim, zira buradan çok eşekler uçuruma yuvarlandı...