Akşam geç saatte eve gelen Hoca pencerede bir karaltı görür. Hanımına sus işareti yaparak tüfeğini doğrulttuğu gibi ateşler. Eve girerler, bir de bakarlar ki ateş ettikleri Hocanın cüppesi... Hoca:
- Hanım ucuz kurtulduk! Ya içinde ben olsaydım!...
Sınıfa gelen müfettiş bir öğrenciye sordu:
- Isının cisimler üzerinde etkisini söyler misiniz?
Öğrenci uzun uzun düşündü, bir süre gözleri tavana takılıkaldı. Bir türlü hatırlayamadı. Müfettiş yardım etmek için:
- Uzar efendim!
Diyerek bir ipucu vermiş oldu. Sonra da tekrar sordu:
- Şimdi de günlük bir örnek ver bakalım, dedi.
- Mesela yazın sıcak havalarda...
- Evet, dedi müfettiş. Evet, devam et...
- Meselâ, yazın sıcak havalarda günler uzar...
Genç Temel bir gün baloya gitmiş. Orada kendince yaşça çok büyük güzel bir kadınla görmüş. Yanına gidip sormuş:
- Merhaba cüzel payan. Penimlen tans eder misunuz?
Kadın Temel'e küçümseyerek bakmış:
- Bir çocukla asla dans etmem.
Temel:
- Lutfen benu affedun. Hamile oldiğunizu bimayudum!...
Kadın, kızını da yanına alıp; muayene olmak amacıyla doktora gider. Doktor, hasta olanın genç kız olduğunu zannederek:
- Lütfen, muayene için paravanın arkasına geçip soyunun!
Anne:
- Doktor oğlum hasta olan kızım değil, benim!
Morali bozulan doktor:
- E o zaman paravana gerek yok!... Ağzını açar mısın teyzeciğim?..
Temel uyuyormuş, birden yataktan düşmüş. Kalkmış yeniden yatmış. Biraz sonra bie daha düşmüş ve sevinerek mırıldanmış:
- İyi ki kalkmışım yoksa üstüme düşücektim!...