İngiliz

Temel arkeoloji profesörüdür ve Amerika'da gerçekleşecek bir arkeoloji konferansına davet edilir. Konferansta İngiliz bir profesör anlatmaya başlar:

- Biz ülkemizde yaptığımız bir kazıda yerin 25 metre altında telefon kabloları bulduk. Demek ki; bizim atalarımız yıllar önce telefon kullanmışlar.

Sonra da Amerikalı bir profesör söz alır:

- Biz ülkemizde yaptığımız bir kazıda yerin 50 metre altında telefon kabloları bulduk. Demek ki; bizim atalarımız asırlar önce telefon kullanmışlar.

Söz sırası Temel'e geldiğinde; Temel başlar anlatmaya:

Oy ver:
loading
3.5(6 oy)

FBI ajanların deşifre olmasından bıkıp dünyanın en iyi ajanını aramaya koyulmuş. Bir Alman, Bir İngiliz ve Temel'i tavsiye etmişler. FBI en iyiyi bulmak için bir test düzenlemeye karar vermiş. Alman'a bir bilgi verilip işkenceyle konuşturulmaya çalışılmış. Bir gün sonra Alman artık dayanamayıp konuşmuş. İngiliz de bir hafta sonra konuşmuş. Temel'i günlerce konuşturamayan işkenceciler, onu çömelme imkanı dahi olmayan dik bir sandığa kapatmışlar.

Oy ver:
loading
3(1 oy)

Uluslararası Cerrahlar Konferansı bittikten sonra bir Amerikalı, bir İngiliz, bir de Türk cerrah birlikte bir şeyler içmeye giderler. İngiliz başlar anlatmaya:

- Geçen gün bir iş kazası geçirmiş birini getirdiler. Adam presin içine sıkışmıştı. Sadece sol küçük parmağı vardı. Bizim elemanlarımız öyle iyi çalıştılar ki, önce parmağa bir el, sonra kol, sonra da vücut yaptılar. Adam taburcu olunca o kadar verimli bir işçi oldu ki onun yüzünden 5 işçi, işsiz kaldı.

Amerıkalı söz alır:

Oy ver:
loading
4.5(3 oy)

Bir gün İngiliz, Fransız ve Türk askerleri bir hazine bulurlar. Hazineyi paylaşmak için işe koyulurlar. İngiliz başlar; 1 sana, 1 sana, 3 bana. Fransız sen haksızlık yapıyorsun deyip altınları İngilizin elinden alır. Bu kez Fransız başlar dağıtmaya; 1 sana, 1 sana, 5 bana. Ardından Türk çok sinirlenir ve cebinden çıkardığı silahla İngiliz ve Fransıza derki ki:

- 1 sana, 1 sana, hepsi bana...

Oy ver:
loading
4(4 oy)

İki İngiliz asilzadesi fırsat buldukça buluşup muhabbet ederlermiş. Klasik İngiliz asilzadeleri gibi bunlar da uşaklarından vazgeçemezlermiş. Bunlardan birinin durumu o kadar kötüymüş ki mali yönden ama yine de uşağından vazgeçmiyormuş. Diğeri ise ne uzayıp ne kısalmakta dostunun içten içe çöküşüne çaresiz seyirci kalmaktaymış.

Oy ver:
loading
2.5(3 oy)

Sayfalar