Temel fırına gitmiş. "Bana 99 ekmek lütfen" demiş. Fırıncı sormuş; "Hesap karışmasın düz 100 tane vereyim mi?". Temel itiraz etmiş; "Yuh! O kadar ekmeği kim yiyecek?".
Temel yağmurlu havada elinde şemsiyeyle gidiyormuş ama elindeki şemsiyenin ortasında bir delik olduğundan ıslanmaktan kurtulamıyormuş. Temel'in bu halini gören Dursun seslenmiş:
- Ha uşağum, eline sağlam pi şemsiye alaydun ya! Boyle yağmurda ıslanmazidun.
- Haçan olur mi? O teluği pen teldum. Yoksa yağmurun turduğuni nasil anlayacakidum?...
Temel'in asker olduğu bölük komutanına ne iş için lazım olduysa bir laz lazım olmuş. Komutan, "Koca bölükte bir tane çıkar herhalde" diye düşünüp bölüğü toplamış. "İçinizde laz varsa bir adım öne çıksın!" demiş. Bölükte hareket yok! Bir daha sormuş. Yine aynı. İnat etmiş "Yahu bir bölük askerin arasında bir tane mi laz olmaz" diye. Bölüğe tekli sıraya geçin diye emir vermiş. Bölük sıraya geçince de yeni emir vermiş "Bölük sağ baştan say! Fındık 1". Askerler başlamış. "Fındık 1", "Fındık 2"... derken sıra Temel'e gelmiş; "Finduk 85". Öğunmek Cibi Olmasun hakkında devamını oku »
Temel bir gün alış verişe gitmiş. Alacağı kıyafeti denemek için soyunma kabinine girmiş. Çırıl çıplak bir vaziyetteyken, biri kapıyı tıklatmış. Temel seslenmiş: