Ayna ilk icat olduğunda; şehre inen bir Erzurumlu aynayı şaşkınlıkla incelemiş. Aynadaki yansımasını vakitsizce kaybettiği kardeşine benzetmiş... Hiç düşünmeden bir ayna alıp eve getirmiş. Evine döndüğünde yatağına oturmuş; "Vay benim gardaşım. Kaderde seni tekrar görmek de varmış." deyip, aynaya sarılıp uyumuş. Adam uyurken karısı gelmiş. "Hele benim herif neye sarıliir?" deyip aynaya bakmış. Kadın da aynada kendini görmüş. Doğru kaynanasının yanına koşmuş. "Ana bak, oğlun şeerde başka bir karı bulmuş! Resmine sarılıp da uyiir." Kaynana demiş; "Ne diirsin gelin? Ver bakiim şunu!" Kaynana almış, aynaya bakmış... Karıya Hiç Benzemiir hakkında devamını oku »
Hoca'nın canı et yemeği istemiş bir gün. Kasaptan iki kilo et alıp evine götürmüş. "Akşama güzelce pişir bunları" demiş hanımına. Ne var ki o gün eve hanımı misafirleri gelmiş. Kadıncağız eti pişirip onlara ikram etmiş. Akşam da bir tarhana çorbası çıkarmış. Hoca'nın önüne. "Et nerede?" demiş Hoca. Kadın doğruyu söyleyeceğine bir yalan kıvırmış.
- Eti kedi yedi, demiş.
- Getir şu kediyi bakalım demiş Hoca. Sonra teraziyi çıkartıp kediyi tartmış.