köylü

Vali köylerden birisine gezmeye gider. Köye valinin geldigini duyan Mehmet dayı aceleyle köy meydanına koşar. İyi bir temennah çektikten sonra valiyi evine davet eder. Davetini valiye güç bela kabul ettirir. Eve gelir gelmez dama bir merdiven dayar; "Valim yukarıya çıkalım!" der. Valiyi dama çıkarır başlar dolaştırmaya vali merakla sorar:

- Beni niçin dolaştırıyorsun? diye.

- Sayın Valim! der. Köylü "Devletin ayak bastığı yerde ot bitmez" derler benim dam da her yağmurda akıyor bundan sonra inşallah akmayacak!...

Oy ver:
loading
4.5(7 oy)

Köylüler Hoca'ya yaşını sorarlar. Hoca "Kırk" diye yanıtlar. Köylüler on sene sonra aynı soruyu sorup yine "Kırk" cevabını alınca:

- E hocam, on yıl önce de kırk yaşında olduğunu söylemiştin! demişler.

Hoca hiç bozmadan:

- Evladım, ben ne bileyim on sene öncesini!...

Oy ver:
loading
4(26 oy)

Şehirli tavukla, köylü tavuk gezerken, bir vitrinde iri ve beyaz yumurtalar görürler. Şehirli, gururla yanındakine döner:

- Görüyor musun; bunları ben yumurtladım, tanesi otuz kuruşa satılıyor!

Az ilerdeki vitrinde daha büyük ve sarı kabuklu yumurtalar görünce köylü tavuk arkadaşını dürter:

- Bak bunlar da benim yumurtalarım; kırk kuruşa satılıyor!

Şehirli altta kalmaz:

- Valla şekerim bizim horoz bey, on kuruş için bir tarafını yırtmaya değmez diyor!...

Oy ver:
loading
3.5(17 oy)

Hocanın tavuğu ölmüş. Civcivlerin de başı boş kalmış. Hoca kaybolmalarından korkmuş. Boyunlarına siyah bezler bağlamış. Sonra da içlerinden ip geçirip birbirlerine bağlamış. Meraklı bir komşusu sormuş:

- Hoca o civcivlerin boynundaki de nedir?

Komşusunun merakına içerleyen hoca, cevabı yapıştırmış:

- Anneleri öldü de yas tutuyorlar!...

Oy ver:
loading
4(29 oy)

Sayfalar