okul

Baba öfkeyle bağırıyordu:

- Rezalet! Kepazelik! Okulda iyice sermişsin. Hiç çalışmıyorsun!

- Ama baba, o kadar çok ders yığılıyor ki, başarmak imkânsız.

- Ne demen imkânsız? Ben Türkçede imkânsız diye bir kelime bilmiyorum.

Babasının bu sözü üzerine, oğlu odadan çıktı. Banyodan dişmacunu tüpünü alıp döndü, tüpü masanın üzerine sıkıp boşalttı. Sonra seslendi:

- Haydi bakalım, doldur şimdi bu macunu tüpe!

Oy ver:
loading
2.5(4 oy)

Bir gün öğretmen sınıfa sormuş:

- Biz hangi hayvanların sütünü içiyoruz?

Herkes keçi, koyun, inek demiş. Sıra küçük Zeynep'e gelmiş:

- Biz sütçünün sütünü içiyoruz ögretmenim! demiş.

Oy ver:
loading
4.5(8 oy)

Öğretmen uzun uzun proteinler, karbonhidratlar, yağlı maddeler konusunda bilgiler verdi, insanların beslenmesi ile ilgili açıklamalar yaptı... Sonunda bir soru sordu:

- Siz bana, insan için en önemli üç gıdayı sayabilir misiniz?

Arkalarından bir öğrenci seslendi:

- Sabah kahvaltısı, öğle yemeği, akşam yemeği efendim!...

Oy ver:
loading
4(10 oy)

Öğretmen sınıfta madenleri ve ne kadar değerli olduklarını anlatıyormuş. Dersin bitiminde çocuklara sormuş:

- Kim hangi madene sahip olmak ister çocuklar?

Önce John cevap vermiş:

- Platin, öğretmenim. Onunla kendime bir Porsche alırdım!

Ardından Mike cevaplamış:

- Altın, öğretmenim. Altınlarımla kendime son model bir Cadillac alırdım!

En son Küçük Joe yanıtlamış:

- Silikon, öğretmenim. Ablamda iki tane var, kapının önündeki arabaları hayal bile edemezsiniz!...

Oy ver:
loading
4(11 oy)

Katolik okulunda minikler yemek saati gelince yemekhanede sıraya girmişler. Derken bir bakmışlar ki, rahibelerden biri meyva bölümündeki kıpkırmızı elmaların üzerine bir not yapıştırmış: "Sadece bir tane alın; Tanrı bakıyor!" Bunu gören afacanlardan biri bunun özerine, tatlı bölümüne geldikleri zaman çikolatalı kurabiyelerin üzerine şöyle bir not yapıştırmış: "İstediğiniz kadar alın; Tanrı elmalara bakıyor!"

Oy ver:
loading
3.5(6 oy)

Sayfalar