Temel ile Dursun İngiltere'ye gitmişler. Gezerlerken de İngiltere'nin şu meşhur iki katlı otobüslerinden birine binmişler. Temel hemen üst kata çıkmış, Dursun da alt katta bir yere geçmiş. Biraz dolaştıktan sonra Temel sıkılıp, cep telefonunu çıkartmış alt kattaki Dursun'u aramış:
- Alo Dursun. Orada durumlar nasıl?
Dursun:
- Temel haçan bizim şoför uyumuş, otobüs kendi kendine gidiyor...
Temel:
- O da bir şey mi Dursun? Bizim katta şoför bile yok!...
Fıkra bu ya; keçinin biri bir gün otobüsle Taksim'e gitmeye karar vermiş. Evinden çıkıp durağa kadar yürümüş. 5 dakika otobüs durağında bekledikten sonra nihayet Taksim otobüsü gelip durakta durmuş. Keçi gayet saygılı bir şekilde sırasını beklemiş ve sıra kendisine geldiğinde otobüsün merdivenlerinden yukarıya doğru çıkmaya başlamış. Ancak otobüsün tabelasından da emin olmadığı için herhangi bir yanlışlığa meydan vermemek için bir kez de şöföre otobüsün nereye gittiğini öğrenmek için sormuş. Bunun üzerine şöför keçiye biraz da şaşkınlıkla bakarak "Taksim'e" demiş. Keçi hakkında devamını oku »
Adamın biri çocuğuyla otobüse biner. Otobüs kalabalık olduğundan çocuğu kucağına oturtur. Biraz sonra, otobüse bir kadın biner ama oturacak yer yoktur. Çocuk derhal kalkıp yer gösterir: