para

Meclis Genel Kurul Salonu'nun giriş kapısının tamiri gerekiyormuş. Konuyla ilgili bürokrat, iki ayrı firmadan marangoz davet ederek kapıyı göstermiş ve fiyat istemiş. Birinci marangoz:

- 500 liraya olur bu iş, demiş. 200 lira malzeme, 200 lira işçilik, 100 lira da kâr.

Bürokrat ikinci marangoza dönmüş:

- Siz aynı işi kaça yaparsınız?

- 2.500 lira.

- Nasıl olur bu kadar fiyat farkı?

- 1.000 lira bana, 1.000 lira size, demiş ikinci marangoz. 500 lirayı da bu arkadaşa veririz kapıyı yapar.

İhale ikinci marangoza verilmiş.

Oy ver:
loading
4(7 oy)

Döviz bürosundaki görevli eline geçirdiği 100$'lık baknotu uzun incelemiş fakat sahte olup olmadığını anlayamamış. Bu arada döviz bürosunda bulunan Temel de Türk yardım severliğiyle atılmış: "Hemşerum ver bir de ben bakayım" demiş. Görevli parayı Temel'e vermiş. Temel tek bakışta demiş ki; "Bu para sahte!". Görevli ve döviz bürosundaki diğer insanlar hayrete düşmüş; "Bir bakışta nasıl da şıp diye anladınız?" diyerek... Temel de durumu açıklamış:

- Bakın aslında anlaması çok kolay! Bunun üstünde Atatürk resmi yok!...

Oy ver:
loading
4(29 oy)

Zengin bir Arap Şeyhi acilen kalp ameliyatı geçirecekmiş. Doktorlar ameliyat sırasında gerekeceğinden kan bankasından kan istemişler. Ancak kan bankasında hiç 0Rh- kan kalmamış. Malum nadir bulunan bir kan olunca, durum da acil olunca hastane personeli ve yatan hastaların yakınlarının dosyaları incelenmiş. Yahudi bir hasta yakını uyumlu kana sahipmiş. Rızası ile kan alınıp, ameliyat başarıyla gerçekleşmiş. Ameliyattan sonra Arap Şeyhi, kendisine kan veren yahudiye; bir teşekkür notu ile beraber müthiş bir otomobil ve bir milyon dolar para göndermiş.

Oy ver:
loading
4(26 oy)

Öğretmen çocuğa sormuş:

- Oğlum elini pantolonunun sağ cebine attın ve 10 lira çıkarttın, sol cebinden de 5 lira çıktı. Senin şimdi neyin var?

"Öğretmen çocuğun 15 liram var" cevabını beklerken çocuk cevap vermiş:

- Herhalde üzerimde başka birinin pantalonu var öğretmenim!...

Oy ver:
loading
4(20 oy)

Tavşan ormanda koşuyormuş. Koşarken bir bakmış bir zürafa ağaca yaslanmış, esrarı sarmış, tam yakacak:

- Dur zürafa kardeş! Kendini bu şekilde zehirleme gel sen de bana katıl beraber ormanda koşalım!

Zürafa:

- Olur tavşan kardeş, demiş.

Ve tavşanla zürafa ormanda balamışlar koşmaya... Az ilerde bir bakmışlar ki Fil; açmış masayı önüne almış eline kredi kartını kokaini kırıyor, şekil veriyor... Tam boru şekline getirdiği parayla kokaini çekecekken tavşan hemen bağırmış:

Oy ver:
loading
3.5(9 oy)

Sayfalar