Temel

Temel ölümcül bir hastalığa yakalanmış. Karısı fadimeye sormuş:

- Fadime, ben ölünce yeniden evlenecek misin?

Fadime de Temel üzülmesin diye: "Evet!" demiş. Bunun üzerine Temel:

- Onu benim kadar sevecek misin?

Fadime'nin gözleri dolmuş:

- Evet, demiş.

- Ona da kocacığım diyecek misin?

- Evet!

- Ona da güzel yemekler yapacak mısın?

- Evet!

- Ona sarımsaklı yoğurtlu mantı da yapacak mısın?

- Hayır! O sevmez!...

Oy ver:
loading
1(1 oy)

Bir gece vakti; Temel işlettiği hanın kapısını bir İspanyol asilzadesi çalmış. Temel içeriden yarı uykulu seslenmiş:

- Buyurun.

Asilzade:

- Odanız var mı?

Temel:

- Birkaç kişilik yerim var. Siz kimsunuz?

- Huan Jose Santana Marquez Hoze de Santa Cruz.

- Haçan pu kadar uşağu alacak yerim yok!...

Oy ver:
loading
4(6 oy)

Temel "Karayolları Müdürlüğü"nde işe başlar. Şehirler arası bir yolda çizgileri çekmekle görevlendirilir. Verilen bir kutu boya ve fırça ile işe koyulur. Bir gün amiri gelip Temel'in günlük yaptığı işin yazılı olduğu çizelgeye bakar; "1. gün 500 metre, 2. gün 300 metre, 3. gün 150 metre, 4. Gün 100 metre". Amir:

- Temel, der. Gün gittikçe tembelleşiyorsun galiba?

Temel cevap verir:

- Haşa amirum. Elimden gelduğunce hızlı çalışayrum ama boya kutusundan iyuce uzaklaştum!...

Oy ver:
loading
4(73 oy)

Temel ile Dursun, Karadeniz sahilinde oturuyorlarmış.

Temel, Dursun'a demiş ki:

- Gel beraber Amerika'ya yüzelim...

İki kafadar Karadeniz den başlamışlar yüzmeye, Marmara, Ege, Akdeniz... Derken okyanusları da aşıp Amerika ya yaklaşmışlar. Hatta özgürlük anıtını görmüşler.

Tam bu sırada bizim Temel, Dursun'a seslenmiş:

- Dursun ben kesildum geri döneyrum...

Oy ver:
loading
3.5(19 oy)

Tonyalı Cemal, Temel'e övünüyormuş:

- Benim büyük dedem, Sarıkamış'ta savaşmış... Dedem, Kurtuluş Savaşı'nda savaşmış... Babam Kore'de savaşmış...

Temel, Dursuna küçümseyerek bakmış:

- Ula sizin aile de amma geçumsuzmuş!...

Oy ver:
loading
3.5(12 oy)

Sayfalar