Temel

Açık denizdeki geminin kaptanı ölünce, Karadenizli'dir diyerek Temel'i kaptanlığa getirirler... Bir iki gün işler iyi gider. Fakat üçüncü gün sabaha karşı gemi karaya oturur. Tayfalar, Temel'e çıkışırlar:

- Ne ettin kaptan? Gemiyi karaya oturttun...

Temel de kendini savunur:

- Pen pişey etmedum... Denuz pitti!...

Oy ver:
loading
2.5(6 oy)

Temel ile Dursun Trabzon'da iş bulamamışlar. Çalışmak için Amerika'ya gitmişler. Amerika'da bir anaokulunda ikisi beraber iş bulmuşlar. Anaokulunda beyazlarla zenciler beraber eğitim görüyorlarmış. Bir gün
anaokulunda yangın çıkmış. Temel Dursun'a:

- Ben çatıya çıkayım. Çocukları sana atayım. Sen yakala ve yere bırak, demiş.

Temel çatıya çıkmış. Başlamış çocukları aşağıya atmaya. Dursun da Temel'in attığı çocukları yakalayıp yere bırakıyormuş. Dursun zenci çocukları yakalamıyormuş. Bu durum Temel'in dikkatini çekmiş, Dursun'a seslenmiş:

Oy ver:
loading
3(8 oy)

Temel, Dursun ile sohbet ediyorlarmış.

- Ula Tursin pen pelediye paşkani olmak isteyrum.

Dursun şaşırmış. Bir arkadaş olarak görevini yapıp; büyük hayal kuran arkadaşının ayaklarını yere bastırmalıymış. Temel'e çıkışmış:

-Ha uşağum sen teli misun?!.

Bu kez de Temel şaşırmış:

- Niye da? O ta mi cerekliyumuş?...

Oy ver:
loading
4(4 oy)

Temel'in kapıcılığını yaptığı on katlı binanın asansörü bozulunca; Temel, asansörün kapısına yazı asmış:

"Sayın apartman sakinleri, asansör arızalıdır. En yakın asansör yüz metre ileride; Güneş apartmanındadır."

Oy ver:
loading
3(5 oy)

Temel'i Amerika'da trafik polisi olmuş. Her önüne gelene ceza yazmaya başlamış. Sonunda dayanamayıp Temel'i kuş uçmaz kervan geçmez bir kasabaya tayin etmişler. Temel görev aşkı ile hemen ceza yazacak birilerini aramaya koyulmuş. Bir dört yol ağzında beklemeye başlamış. Saatler boyu beklemiş ama ne gelen var ne giden?

Temel artık umutsuz bir halde etrafa bakınırken, bir yandan da hava kararmaya başlamış. Uzaklardan bisikletle yaklaşan bir peder geliyormuş. Temel heyecanla hemen bisikleti durdurmuş:

Oy ver:
loading
4(14 oy)

Sayfalar