yağmur

Temel ile eşi Fadime, bir gün yakınlarda oturan dostları Dursun'a akşam oturmasına gitmişler. Kalkacakları zamana yakın çok şiddetli bir yağmur bastırmış. Dursun da bakmış yağmur çok şiddetli yağıyor, duracağı da yok. Bu yağmurda dostlarının ıslanmasına gönlü razı olmamış:

- Temel, siz en iyisi gece burada kalın! demiş.

Temel ile Fadime de kabul etmişler. Kısa bir süre sonra bakmışlar ki; Temel ortalarda yok. Tam da bu sırada kapı çalmış. Dursun kapıyı açmış, bir bakmış ki; gelen Temel. Sırılsıklam ıslanmış bir halde... Dursun sormuş:

Oy ver:
loading
4.5(16 oy)

Bir gece Bektaşi karısı ile konuşurken şöyle demiş:

- Yarın hava yağmurlu olursa oduna, açık olursa tarlaya gideceğim.

Karısı çıkışmış:

- Efendi inşallah de!

Bektaşi hiddetlenmiş:

- Niçin inşallah diyeyim hatun? İki işten biri mutlaka olacak, ya o, ya bu!

Ertesi gün hava yağmurlu olduğu için; Bektaşi, ormana gitmek üzere sabahleyin erkenden evden çıkmış. Biraz gittikten sonra yolda bir sipahiye rast gelmiş. Atın üzerindeki sipahi seslenmiş Bektaşi'ye:

- Bana bak baba! Filan köye nerden gidilir?

Oy ver:
loading
3.5(6 oy)

Sayfalar