İnşallah Benim Hatun!

Bir gece Bektaşi karısı ile konuşurken şöyle demiş:

- Yarın hava yağmurlu olursa oduna, açık olursa tarlaya gideceğim.

Karısı çıkışmış:

- Efendi inşallah de!

Bektaşi hiddetlenmiş:

- Niçin inşallah diyeyim hatun? İki işten biri mutlaka olacak, ya o, ya bu!

Ertesi gün hava yağmurlu olduğu için; Bektaşi, ormana gitmek üzere sabahleyin erkenden evden çıkmış. Biraz gittikten sonra yolda bir sipahiye rast gelmiş. Atın üzerindeki sipahi seslenmiş Bektaşi'ye:

- Bana bak baba! Filan köye nerden gidilir?

Bektaşi de ilgisiz bir tavırla cevap vermiş:

- Bilmem!

Sipahi yoluna devam etmek isteyen Bektaşi'yi bırakmamış ve kamçıyla birkaç defa şiddetle vurduktan sonra bağırmış:

- Seni gidi hain herif seni! Bilmezsin ha! Çabuk düş önüme! Sen beni o köye kadar götüreceksin!

Bektaşi bu emri yerine getirmezse, başına gelecekleri düşünerek sipahinin önüne düşmüş ve hayli uzakta bulunan köye kadar götürmüş. Vakit de bir hayli geç olduğu için artık ormana da gidememiş, doğruca evine gelmiş. Kapıyı çalınca karısı içerden seslenmiş:

- Kim o?

Bektaşi de mahçup bir sesle karşılık vermiş:

- İnşallah benim hatun!

Oy ver:
loading
3.5(6 oy)