Soğuk bir kış akşamı, Mc Donald's kapısından içeri yaşlı bir amcayla teyze girmişler. Bir masaya oturmuşlar. Derken amca, kasaya gidip bir hamburger, bir büyük boy patates ve bir büyük Cola almış. Elinde tepsiyle masaya dönmüş. Hamburgeri ikiye bölerek yarısını teyzenin önüne koymuş. Patatesleri tek tek sayarak onların da yarısını teyzeye vermiş. Sonra Cola kutusunu da ortaya koymuş. Önce bir yudum kendisi içiyor sonra da teyze bir yudum alıyormuş. Herkes ne tatlılar, iki tonton buraya gelmişler, bir kişilik yemeği ikisi yiyorlar zavallıcıklar diye onları izliyormuş. Hayat Arkadaşı hakkında devamını oku »
Yaşlıca, bir hanıma bir türlü teşhis konulamıyor. Kadıncağız yirmi sekiz gündür Üniversite hastanesinde yatmakta ve hiç bir sonuç yok. Belki dikkatinizi çekmiştir, üniversite hastahanelerinde garip bir hiyerarşi vardır. Profesörler başta, arkasında Doçentler, sonrasında baş asistanlar ve bir iki parlak öğrenci üçgen düzende vizitlere nerdeyse uçarak giderler. Yine böyle bir gün ve tüm kadro hastanın başında. Profesör sorar: "Radyolojik tetkikler?". Hemen filmler ışıklı panoya yerleştirilir. Sert ve kararlı bir ses:"EKG?". Derhal hocanın önüne serilir. "Eforlusu?" O da hemen açılır hocanın önüne. "Laboratuvar tetkikleri?". Her şey önceden hazırlanmıştır. Teşhis hakkında devamını oku »