Fıkralar

Fıkra; çeşitli ortamlarda, gülme-güldürme amaçlı anlatılan, kısa hikalerdir.

Papaz, ölmek üzere olan adamın üzerine eğilerek: "Ölmeden önce şeytanı ve onun kötülüklerini lanetle!" der. Ancak adamdan ses çıkmaz. Papaz isteğini bir kez daha tekrarlar ama hastanın sessizliği sürer. Sonunda papaz kızgın bir ifadeyle: "Neden şeytanı ve kötülüklerini lanetlemiyorsun, bre gafil?" diye sorunca adam halsizce cevap verir:

- Nereye gideceğim belli olmadan, kimse hakkında konuşmak istemiyorum!...

Oy ver:
loading
4.5(11 oy)

Fahrettin Kerim Gökay, İstanbul Belediye Başkanlığı zamanında fırınları geziyormuş. Kendisine, ağzı oldukça bozuk bir fırıncı pasta ikram etmiş. Fahrettin Bey, şöyle bir tadına bakmış ve sormuş:

- Hımmm! Çok güzelmiş, ne kattın buna?

Fırıncı gülümseyerek yanıtlamış:

- Sana koydum efendim!

Fahrettin Bey, bu söz üzerine pastadan bir lokma daha almış ve devam etmiş:

- Ben de bütün fırıncılara söyleyeyim de, bundan sonra onlar da sana koysunlar!...

Oy ver:
loading
4(10 oy)

İnşaat amelesi viziteye çıkıp haftalardır tuvalete çıkamadığını söylemiş. Doktor muayene edip, amelenin külotunu indirip masaya yatmasını istemiş. Amele denileni yapınca; doktor içeriden getirdigi beyzbol sopasını, 3-4 kere sertçe indirmiş amelenin poposuna.

- Tamam, demiş. Şimdi tuvalete gidin!

Birkaç dakika sonra tuvaletten rahatlamış olarak çıkan amele:

- Sağol doktor bey, demiş. Hep böyle kalabilmek için ne yapmalıyım?

- Birşey yapmana gerek yok, demiş doktor. Tuvaletini yaptıktan sonra poponu çimento torbasıyla silme yeter!...

Oy ver:
loading
3.5(3 oy)

Kimya dersinde öğretmen, elindeki metal parayı gösterdi:

- Şimdi bu beşyüzlüğü asite batırıyorum. Ne dersiniz eriyecek mi?

Nuri parmak kaldırıp cevapladı:

- Erimez,öğretmenim.

- Evet erimez, neden erimez?

- Eriyecek olsa asite atmazdınız da ondan!...

Oy ver:
loading
3.5(28 oy)

Askeri birlikte teftiş için hazırlık yapılıyormuş. Bu arada bütün erlere birer diş fırçası dağıtılmış. Er Mehmet de fırçayı göğüs cebine yerleştirmiş. Kıtayı denetleyen komutan sıra Mehmet'e gelince, cebindeki fırçayı göstererek sormuş:

- Bu ne bu?...

- Teftiş fırçası komutanım!...

Oy ver:
loading
1.5(3 oy)

Sayfalar