Fıkralar

Fıkra; çeşitli ortamlarda, gülme-güldürme amaçlı anlatılan, kısa hikalerdir.

Genç bir taşralı öğrenci İstanbul'a hukuk öğrenimi için gelmişti. Fakat büyük şehrin kızları aklını başından alınca, bu güzel kızlar üzerinde ihtisas yapmayı tercih etti. Öğretim yılının sonuna doğru babası oğlunu ziyarete geldi ve bu arada beraberce şehri dolaşmaya çıktılar. Bir aralık Beyazıt'ta dolaşırken geniş bir bahçeye girdiler. Karşılarındaki büyük binayı gösteren baba, oğluna sordu:

- Bu ne yavrum? Hastahane mi?

"Ben de bilmiyorum!" diye cevap veren delikanlı, o sırada yanlarından geçen bir gence dönüp sordu:

- Afedersiniz, bu ne binasıdır?

Oy ver:
loading
3.5(3 oy)

Einstein, sürekli konferans verirmiş. Onu konferanslara şoförü götürürmüş. Bir gün şoför demiş ki:

- Sayın Einstein, ben konferanslarınızın hepsini dinledim. Bütün söylediklerinizi ezberledim.

Einstein:

- Tamam o zaman bugünkü konferansta sen konuş, demiş.

Konferans salonunda Einstein şoförünün her zamanki yerine oturmuş, şoför ise çıkıp Einstein’ın söylediklerinin aynılarını söylemiş. Sıra sorulara gelmiş. Adamın biri kalkıp sorusunu sormuş. Şoför gülerek:

Oy ver:
loading
2(1 oy)

Okula yeni başlayan Emre'ye, teyzesi harçlık verir. Emre hiçbir şey söylemeden parayı cebine atınca, annesi:

- Oğlum, teyzen sana para verdi... Ona bir şey demeyecek misin? Hani baban bana para verince ben ne diyordum?

Emre suratını asarak:

- Hepsi bu kadarcık mı?

Oy ver:
loading
3.5(15 oy)

Temel ve Dursun Galatasaray - Arsenal maçını izliyorlarmış. Temel, Galatasaray her gol attığında seviniyormuş. Dursun, Galatasaray'ın başarısını küçümsemek için:

- Bu ne biçim Türk takımı da? Oyuncuların 3-4 tanesi yabancı, demiş.

Temel takımını sonuna kadar savunmuş:

- Eee ne olmuş? Arsenal'in hepsi yabancı!...

Oy ver:
loading
4(42 oy)

Temel'e sorarlar:

- Temel sen hangi nefesleri daha çok seversin?

Temel:

- Sigaramın ilk nefesiyle, kaynanamın son nefsini severim!... demiş.

Oy ver:
loading
4(9 oy)

Sayfalar