Fıkralar

Fıkra; çeşitli ortamlarda, gülme-güldürme amaçlı anlatılan, kısa hikalerdir.

Evde kadın kocasını haşlıyor:

- Hiç olmazsa şu yan komşularımızı örnek al. Kaç yıllık evliler ama birbirlerine hâlâ balayında gibi davranıyorlar. Adam karısını arabada, kapının önünde, her yerde öpüyor. Yazıklar olsun! sen neden aynı şeyi yapamıyorsun?

- Öpmesine öperim ama... diyor adam. Kocası bir şey demesin!!!

Oy ver:
loading
2.5(9 oy)

Temel, her gün sınır kapısından, selesinde kum dolu bir bisikletle geçiyormuş. Gümrük memuru da her gün, Temel'in üzerini ve bisikletin selesindeki kumu didik didik arıyormuş: çünkü Temel'in kaçakçılık yaptığına eminmiş. Bu yıllarca devam etmiş Temel yaşlanmış sınırdan geçmez olmuş, gümrük memuru emekli olmuş. Gümrük memuru dayanamayıp birgün kahvehanede Temel'in yanına gidip sormuş:

- Yıllarca gümrükten bir şeyler kaçırdığına eminim ama hiç yakalayamadım, söylesene sen sınırdan ne kaçırıyordun kuzum?

Temel mahçup bir halde kısık sesle cevap vermiş:

- Bisiklet!!!

Oy ver:
loading
4.5(4 oy)

İki bacaksız karşı karşıya geçmiş, kimin babası kimi döver, onu tartışıyorlarmış. Bir tanesi bağırmış:

- Bir kere benim babam senin babandan daha iyidir!

Diğeri altta kalır mı, o da bağırmış:

- Benim annem de senin annenden daha iyidir!

Bunu duyunca bizimkisi duraklamış:

- Hmmm... Sanırım haklısın. Çünkü benim babam da aynı şeyi söylemişti!...

Oy ver:
loading
2.5(6 oy)

Karı koca müthiş kavga etmişler ve küsmüşler. Sonra bakmışlar olacak gibi değil, birbirlerine notlar yazarak anlaşmaya karar vermişler. Bir gün adamın bir iş görüşmesi varmış ve sabah 8:30'da işe gitmesi gerekiyormuş; komodinin üzerine bir not yazıp koymuş: "Sabah beni saat 8:00'da kaldır!" Ertesi gün olmuş, adam bir kalkmış saat 10:00. Müthiş bir sinirle fırlamış yataktan ve başucunda bir not bulmuş: "Saat 8:00 oldu kalk!"

Oy ver:
loading
3(5 oy)

Nasrettin Hoca bir gün köyden şehre giderken yorulmuş tarlanın kenarındaki ceviz ağacının altında dinleneyim demiş. Şöyle bir etrafına bakınıp ağacın altına uzanmış. Ve şöyle düşünmüş:

- Ey Allah'ım gücüne sual olmaz amma, incecik kabak sapında kocaman kabak var, koskocaman ağaçta küçücük ceviz var, bu nasıl iş? deyip uykuya dalmış.

Ağaçtan bir ceviz hocanın kafasına düşüvermiş. Ve kafada ceviz büyüklüğünde bir şiş olmuş. Hoca hiddetle uyanmış ve:

- Yarabbi sen en iyisini bilirsin! demiş. Şimdi o kabak ağaçta olsaydı benim halim ne olurdu?

Oy ver:
loading
3.5(24 oy)

Sayfalar