Fıkralar

Fıkra; çeşitli ortamlarda, gülme-güldürme amaçlı anlatılan, kısa hikalerdir.

Sınıfa gelen müfettiş bir öğrenciye sordu:

- Isının cisimler üzerinde etkisini söyler misiniz?

Öğrenci uzun uzun düşündü, bir süre gözleri tavana takılıkaldı. Bir türlü hatırlayamadı. Müfettiş yardım etmek için:

- Uzar efendim!

Diyerek bir ipucu vermiş oldu. Sonra da tekrar sordu:

- Şimdi de günlük bir örnek ver bakalım, dedi.

- Mesela yazın sıcak havalarda...

- Evet, dedi müfettiş. Evet, devam et...

- Meselâ, yazın sıcak havalarda günler uzar...

Oy ver:
loading
4(3 oy)

Temel ve Dursun birgün çalışırken çok acıkmışlar ve gezerken paralarının sadece hotdog'a yeteceğini görmüşler. İngilizce bilmedikleri icin sözlüğü açıp hotdog'un anlamına bakmışlar ve anlamının sıcak köpek olduğunu görünce tereddüt etmişler. Ama çok acıkınca almaya karar vermişler. Hotdogu aldıktan sonra Temel içinde sosisi görmüş:

- Aaa Dursun bak!… Bize köpeğin neresi geldi!...

Oy ver:
loading
3(4 oy)

Adamın biri, bir aydır tatilde yalnız başına bıraktığı karısını hafta sonu nedeniyle ziyarete gitmişti. Karısı kendisini garda karşılayıp boynuna atladı; "Ah sevgilim bir bilsen seni ne kadar özlemişim, gelmene öyle mutlu oldum ki". Akşam yemekten sonra karı koca oteldeki odalarına çekildiler kapıyı kapatır kapatmaz, öpüşüp koklaşmaya tatlı sözler mırıldanmaya başlarlar. Fakat tam bu sırada, komşu odadan bir tekme duvara iner. Ardından öfkeli bir ses gürler:

- Yeter yahu!... Her gece... Her gece... Bırakın da hiç olmazsa bu gece uyuyalım!

Oy ver:
loading
2(5 oy)

Nasrettin Hoca bir gün köyden şehre giderken yorulmuş tarlanın kenarındaki ceviz ağacının altında dinleneyim demiş. Şöyle bir etrafına bakınıp ağacın altına uzanmış. Ve şöyle düşünmüş:

- Ey Allah'ım gücüne sual olmaz amma, incecik kabak sapında kocaman kabak var, koskocaman ağaçta küçücük ceviz var, bu nasıl iş? deyip uykuya dalmış.

Ağaçtan bir ceviz hocanın kafasına düşüvermiş. Ve kafada ceviz büyüklüğünde bir şiş olmuş. Hoca hiddetle uyanmış ve:

- Yarabbi sen en iyisini bilirsin! demiş. Şimdi o kabak ağaçta olsaydı benim halim ne olurdu?

Oy ver:
loading
3.5(24 oy)

Temel, her gün sınır kapısından, selesinde kum dolu bir bisikletle geçiyormuş. Gümrük memuru da her gün, Temel'in üzerini ve bisikletin selesindeki kumu didik didik arıyormuş: çünkü Temel'in kaçakçılık yaptığına eminmiş. Bu yıllarca devam etmiş Temel yaşlanmış sınırdan geçmez olmuş, gümrük memuru emekli olmuş. Gümrük memuru dayanamayıp birgün kahvehanede Temel'in yanına gidip sormuş:

- Yıllarca gümrükten bir şeyler kaçırdığına eminim ama hiç yakalayamadım, söylesene sen sınırdan ne kaçırıyordun kuzum?

Temel mahçup bir halde kısık sesle cevap vermiş:

- Bisiklet!!!

Oy ver:
loading
4.5(4 oy)

Sayfalar