Fıkralar

Fıkra; çeşitli ortamlarda, gülme-güldürme amaçlı anlatılan, kısa hikalerdir.

Hoca Nasreddin ölüm döşeğindeymiş. Karısını çağırmış:

- Hanım en güzel elbiselerini giy, iyice kokular sürün, tak takıştır yanıma gel otur.

- Ayol hoca delirdin mi sen. Bu durumdayken ben nasıl süslenirim?

- İyi ya azrail gelince belki beğenip, benim yerime seni götürür!...

Oy ver:
loading
4(36 oy)

Bir genç berbere gider ve koltuğa yerleşir. Beş dakika sonra kendisini traş etmekte olan gencin tam sarhoş olduğunu farkeder... İyi kalpli adamın yüzü her yandan başlar kanamaya. Çok çekingen olmasına rağmen, yavaşça der:

- Görüyor musun, insan çok içince neler oluyor?

Berber yanıt verir:

- Ben de size tam bunu söyleyecektim! Deriyi sertleştiriyor!...

Oy ver:
loading
3.5(11 oy)

Okuldan bir gözü mor olarak dönünce, annesi telaşlandı:

- Oğlum ne oldu gözüne? Düştün mü yoksa?

- Hayır, düşmedim! Arkadaşım Orhan'la dövüştük. Ben de yarın onun gözünü şişireceğim!

Annesi yatıştırmaya çalıştı:

- Sakın ha! Dövüşmek iyi birşey değil. Ben sana yarın pasta çörek vereyim. Arkadaşına da ver, barışın! Güzel güzel oynayın olmaz mı?

- Olur anneciğim, barışırız.

Ertesi gün, çocuk öteki gözü de morarmış olarak döndü. Annesi merakla sordu:

- Yine ne oldu?

- Arkadaşım yaptı, daha çok pasta, çörek istiyor!

Oy ver:
loading
3.5(7 oy)

İki deli çölde seyahat ediyormuş. Bir vahada durup yanlarındaki yemekleri yemeye karar vermişler. Delilerden biri su içerken cam şişesinin kapağını açıyor, içince geri kapatıyormuş. Bunu sürekli tekrarlayınca yanındaki neden böyle yaptığını sormuş. O da "Eğer şişe düşüp kırılırsa içindeki su dökülmesin diye" demiş.

Oy ver:
loading
3(13 oy)

Temel, kafasını ekmek fırınının kapısından içeri uzatıp:

- Uşağum, oradan bir ekmek vermeni rica edeyrum.

Fırıncı da Karadenizlidir:

- Ula parasini verecek misun?

Temel:

- Elbette vereceğum uşağum.

Fırıncı:

- Haçan parasini vereceksen ne diye rica edeyisun?

Oy ver:
loading
4(12 oy)

Sayfalar