Fıkralar

Fıkra; çeşitli ortamlarda, gülme-güldürme amaçlı anlatılan, kısa hikalerdir.

Evin annesi ütü yaparken, evin küçük yaramazı da salonda oyuncak treniyle oynuyomuş. Derken annesi bir kulak kabartmış ki oğlan şöyle bağırıyor:

- Evet! Son durağa geldik! Duymadınız mı Allah'ın cezaları hala ne oturuyorsunuz? Çabuk defolun inin trenden!...

Bunları duyan anne neye uğradığını şaşırmış doğru salona koşmuş:

- Sen nereden öğrendin bakalım böyle konuşmayı? Ne kadar ayıp.. Şimdi doğru odana gidiyosun tam 2 saat cezalısın... Bir daha da ağzından öyle kötü sözler duymayayım!...

Oy ver:
loading
3.5(13 oy)

Aksak Timur, Hoca'nın köyüne uğrar. Köylü, padişahı layıkıyla ağırlar. Padişah da giderken bu konukseverliğe karşılık:

- Köyünüze bir fil hediyem olsun! der ve gider.

Fil bu zamanla bağ bahçe koymaz her yanı talan eder. Köylü ne yapsın? Çaresiz, padişahın hediyesi diye ses çıkaramaz. Hoca'ya, hocam perişan olduk bizi kurtar, biz bu file bir şey yapsak padişah kellemizi alır derler. Hoca:

- Benimle gelin padişaha durumu arz edeyim! der.

Oy ver:
loading
4(20 oy)

Temel ile Dursun Trabzon'da iş bulamamışlar. Çalışmak için Amerika'ya gitmişler. Amerika'da bir anaokulunda ikisi beraber iş bulmuşlar. Anaokulunda beyazlarla zenciler beraber eğitim görüyorlarmış. Bir gün
anaokulunda yangın çıkmış. Temel Dursun'a:

- Ben çatıya çıkayım. Çocukları sana atayım. Sen yakala ve yere bırak, demiş.

Temel çatıya çıkmış. Başlamış çocukları aşağıya atmaya. Dursun da Temel'in attığı çocukları yakalayıp yere bırakıyormuş. Dursun zenci çocukları yakalamıyormuş. Bu durum Temel'in dikkatini çekmiş, Dursun'a seslenmiş:

Oy ver:
loading
3(8 oy)

Ünlü bir otomobil fabrikasının sahibinin en büyk zevki şehrin dışındaki evine sürat yaparak gidip gelmesiymiş. Buna kancayı takan bir trafik polisi her gün aynı yerde arabanın peşine motoruyla takılıp ceza yazıyormuş. Bunu gurur meselesi yapan fabrika sahibi bir gün mühendislerini toplamış:

- Bana öyle bir araba yapacaksınız ki düğmeye bastığım anda süratim bir saniyede iki katına çıkacak. Yoksa sizi kovuyorum, demiş.

Oy ver:
loading
3.5(12 oy)

Bir gün iyi giyimli bir adam Vatikan'a gelir. Üzerindeki takım elbisenin çok pahalı olduğu bellidir. Adam Papa ile görüşmek istiyordur. Kendisini kardinale götürürler. Adam ısrar eder:

- Yanlış anlamayın sayın kardinal... Sizinle değil, doğrudan Papa ile ve yalnız görüşmek istiyorum.

Sonunda adamı Papa'nın huzuruna çıkarırlar. Adamın ısrarıyla kardinaller de çıkarılıp adam ve Papa başbaşa bırakılır.

Oy ver:
loading
3(6 oy)

Sayfalar