Fıkralar

Fıkra; çeşitli ortamlarda, gülme-güldürme amaçlı anlatılan, kısa hikalerdir.

Vaktin birinde bir doktorun yolu bir köye düşmüş. Bakmış köylüler dertli bir şekilde oturmuş düşünüyorlar, merak edip sormuş:

- Ne var? Nedir derdiniz?

- Genç bir kadın var çok hasta ölüyor.

Doktor:

- Bir de ben bakayım! demiş.

Oy ver:
loading
4(1 oy)

Sarhoşun biri geç saat loş bir caddede park halindeki araçların camlarını teker teker kırarak ilerliyor. Çevredeki evlerden inenler yakalıyorlar adamı, bakmışlar ki komşuları. Komşular:

- Be kardeşim neden kırıyorsun camları? demişler.

Sarhoş:

Oy ver:
loading
4(5 oy)

Kadın evlilik çağındaki oğluna seslenmiş; "Oğlum bir ekmek al da gel!". Oğlan kuvvetli bir şekilde, uzunca esnerken konuşmuş; "Tamam anne alırız ya!". Oğlanın bu durumunu gören babası hanımına oğlanın durumunu eleştirmiş; "Hanım bu senin işini de yapmaz oldu artık bunu evlendirmek lazım." Çok geçmeden de evlendirmişler oğlanı.

Oy ver:
loading
3(6 oy)

Timurlenk, Akşehir de karargah kurulunca şehir halkı adına, Nasrettin Hoca ile eşraftan iki zat hatır sormaya gittiler. Kahveler içilip sohbet edildikten sonra, Timur sormuş:

- Karargahımı nasıl buldunuz?

Beylerden biri cevap vermiş:

- Çok güzel ama fena bir koku var!

Timur fena halde kızmış, yanındakilere emir vermiş:

- Alın şu adamı, boynunu vurun!

Ve öteki beye dönmüş:

- Koku var mı?

Adam korkusundan:

- Ne münasebet efendimiz, misk-ü amber kokuyor, deyince Timur gene kızmış:

Oy ver:
loading
4.5(11 oy)

Yaşı geçkin evli çift çocuk sahibi olamayınca evlat edinmeye karar vermişler. Nasıl olduysa, Çin'li bir bebeğe denk gelmişler. Hal böyle olunca da gidip Çince kursuna kayıt yaptırmışlar.

Çince kursunun hocası, çifte sormuş:

- Efendim Çince zaten çok zor bir dildir. Bu yaştan sonra Çince'yle işiniz nedir?

Çift de durumu açıklamış:

- Beyefendi biz bir bebek evlat edindik. O da Çin'li denk geldi. Daha çok küçük, konuşamıyor ama büyüyüp konuşmaya başlayınca dilini nasıl anlayacağız?

Oy ver:
loading
3(27 oy)

Sayfalar