Fıkralar

Fıkra; çeşitli ortamlarda, gülme-güldürme amaçlı anlatılan, kısa hikalerdir.

Temel hapishanede gardiyanlık yapmaya başlamış. Bir gün mahkumlardan biri kaçarken farkedilmiş. Hemen alarm verilmiş. Baş gardiyan Temel'e:

- Yanına birkaç adam al falan bölgedeki tüm çıkışları tutun! demiş.

Alınan bütün önlemlere rağmen mahkum, Temel'in koruduğu bölgeden geçip kaçmış. Baş gardiyan Temel'i çağırıp azarlamış:

- Ben sana tüm çıkışları tut demedim mi?

Temel durumu açıklamış:

- Efendum biz tüm çıkışları tuttuk. Bence mahkum girişlerden birinden kaçmış olmalı!...

Oy ver:
loading
3.5(27 oy)

Anne sivrisinek yavrularına hayatı anlatıyordu:

- Bakın yavrularım, dedi. Şu gördüğünüz bir örümcek ağıdır. Şu köşedeki de sinsi, kurnaz, acımasız bir örümcektir. Şimdi pusuda ağına böceklerin takılmasını bekliyor. Eğer ağına takılırsanız sizi yavaş yavaş yer. Çok acımasızdır.

O sırada gök gürültüsü misali bir kükreme duyuldu. Yavru sivrisinekler korku içinde annelerine sarıldılar. Anneleri onları teskin etti:

- Çocuklarım, korkmanıza hiç gerek yok! Bu sesini duyduğunuz aslandır. Çok uysal ve zararsız bir hayvandır!...

Oy ver:
loading
4(67 oy)

Timurlenk, Akşehir de karargah kurulunca şehir halkı adına, Nasrettin Hoca ile eşraftan iki zat hatır sormaya gittiler. Kahveler içilip sohbet edildikten sonra, Timur sormuş:

- Karargahımı nasıl buldunuz?

Beylerden biri cevap vermiş:

- Çok güzel ama fena bir koku var!

Timur fena halde kızmış, yanındakilere emir vermiş:

- Alın şu adamı, boynunu vurun!

Ve öteki beye dönmüş:

- Koku var mı?

Adam korkusundan:

- Ne münasebet efendimiz, misk-ü amber kokuyor, deyince Timur gene kızmış:

Oy ver:
loading
4.5(11 oy)

Çinli'nin biri kasaba pazarına gidecekmiş. Yol da az buz değil... Köylüleriyle, ailesiyle vedalaşmış, siparişlerini almış yola düşmüş. Günlerce yürüyüp kasabaya varmış. İşini görmüş, eşin dostun, evdekilerin siparişlerini almış. Dönmeye hazırlanırken, bir aynacı tezgahındaki aynaları görmüş. Aklına genç karısı gelmiş. Köyde hiç ayna olmadığını, bu hediyenin onu mutlu edeceğini düşünerek, bir ayna almış. Eve döner dönmez, hayatında ilk defa ayna gören karısına keyifle vermiş hediyesini. Kadın, aynayı eline almasıyla, çığlığı basıp, iki gözü iki çeşme, fırlayıp kaçmış evden.

Oy ver:
loading
5(2 oy)

Bir bankanın zirai krediler bölümünde çalışan bir ziraat mühendisi, zirai kredi başvurularını yerinde incelemek için bir köye iş ziyaretinde bulunur. Akşam hava kararmak üzereyken köyden ayrılır. Yarı yolda arabası arızalanır ve inip baktığında tamirinin mümkün olmadığını görür. Bu gece burada bir başıma ne yapacağım diye kaygılanırken ileride bir ev olduğunu ve ışığının yandığını görür. Eve giderek kapıyı çalar. Kapıyı genç ve oldukça güzel bir bayan açar. Ve bayan şöyle der:

Oy ver:
loading
4(5 oy)

Sayfalar