Fıkralar

Fıkra; çeşitli ortamlarda, gülme-güldürme amaçlı anlatılan, kısa hikalerdir.

Timurlenk, Akşehir de karargah kurulunca şehir halkı adına, Nasrettin Hoca ile eşraftan iki zat hatır sormaya gittiler. Kahveler içilip sohbet edildikten sonra, Timur sormuş:

- Karargahımı nasıl buldunuz?

Beylerden biri cevap vermiş:

- Çok güzel ama fena bir koku var!

Timur fena halde kızmış, yanındakilere emir vermiş:

- Alın şu adamı, boynunu vurun!

Ve öteki beye dönmüş:

- Koku var mı?

Adam korkusundan:

- Ne münasebet efendimiz, misk-ü amber kokuyor, deyince Timur gene kızmış:

Oy ver:
loading
4.5(11 oy)

Temel Fadime'ye demiş ki:

- Fadime, bu akşam bize gel! Evde kimse olmayacak!

Fadime akşam gelmiş kapıyı çalmış çalmış kimse açmamış!...

Oy ver:
loading
4.5(13 oy)

Atlantik okyanusu üzerinde seyir halindeki yolcu uçağı, şiddetli bir fırtınaya yakalanır. Bir yanda yağmur gök gürültüsü derken uçağın motorlarının arıza yaptığı anons edilir. Artık herkes son anlarını değerlendirme peşindedir. Ön sıralardan bir kadın ayağa fırlar:

- Ben artık dayanamayacağım. Burada sakince oturup ölümü bekleyecek değilim. Madem ki burada öleceğiz; bari kadınlığımı hissederek öleyim. Aranızda bana; son bir kez kadınlığımı hissettirecek bir erkek var mı?

Oy ver:
loading
4.5(8 oy)

Çinli'nin biri kasaba pazarına gidecekmiş. Yol da az buz değil... Köylüleriyle, ailesiyle vedalaşmış, siparişlerini almış yola düşmüş. Günlerce yürüyüp kasabaya varmış. İşini görmüş, eşin dostun, evdekilerin siparişlerini almış. Dönmeye hazırlanırken, bir aynacı tezgahındaki aynaları görmüş. Aklına genç karısı gelmiş. Köyde hiç ayna olmadığını, bu hediyenin onu mutlu edeceğini düşünerek, bir ayna almış. Eve döner dönmez, hayatında ilk defa ayna gören karısına keyifle vermiş hediyesini. Kadın, aynayı eline almasıyla, çığlığı basıp, iki gözü iki çeşme, fırlayıp kaçmış evden.

Oy ver:
loading
5(2 oy)

Bir bankanın zirai krediler bölümünde çalışan bir ziraat mühendisi, zirai kredi başvurularını yerinde incelemek için bir köye iş ziyaretinde bulunur. Akşam hava kararmak üzereyken köyden ayrılır. Yarı yolda arabası arızalanır ve inip baktığında tamirinin mümkün olmadığını görür. Bu gece burada bir başıma ne yapacağım diye kaygılanırken ileride bir ev olduğunu ve ışığının yandığını görür. Eve giderek kapıyı çalar. Kapıyı genç ve oldukça güzel bir bayan açar. Ve bayan şöyle der:

Oy ver:
loading
4(5 oy)

Sayfalar