Kısa Fıkralar

Bir gün, Nasreddin Hoca Konya'ya gitmiş. Camide vaaz verirken:

- Ey müslümanlar! demiş. Sizin kentinizin havasıyla bizim Akşehir'in havası birdir.

Vaazı dinleyenlerden biri:

- Nereden biliyorsun Hoca'm? diye sormuş.

Nasrettin hoca:

- Akşehir'de ne kadar yıldız varsa, Konya'da da o kadar var! yanıtını vermiş.

Oy ver:
loading
4.5(13 oy)

Adam doktora gitmiş. "Doktor bey ben her şeyi çift görüyorum!" demiş, "Yok mu bir çaresi?". Doktor sormuş:

- Üçünüz de mi?

Oy ver:
loading
5(1 oy)

Hocanın bir gün subaşıya işi düşer. Adam haraç ve rüşvet yiyen birisidir. Hoca fakir, ne yapsın. Bir çömleğe toprak doldurur ve üstüne bal sıvar. Gitmiş işini görmüş, ilamını almış. Ertesi gün kapısında bir adam bitmiş:

- Hoca demiş, subaşı ilamda bir kusur etmiş. Geri istiyor...

Hoca yutar mı:

- Kusura bakmasın evlat, demiş. Kusur ilamda değil çömlekteydi!...

Oy ver:
loading
3.5(22 oy)

Adamcağız hemoroidden öyle çekmiş ki... Derken biri akıl verip kahve telvesi sür deyince, bir yerden kahve bulmuş, bol bol sürmüş ama... Ağlaya sızlaya doktora koşmuş... Soyunmuş, eğilmiş. Doktor da eğilmiş, bakarken hasta sormuş;

- Ne var doktorcuğum? Ne gördün?

- Sana bir kısmet var. Vallahi bir yol görünüyor ama iki vakit mi desem yoksa üç vakit mi bilmiyorum!...

Oy ver:
loading
5(2 oy)

Hoca Nasreddin ölüm döşeğindeymiş. Karısını çağırmış:

- Hanım en güzel elbiselerini giy, iyice kokular sürün, tak takıştır yanıma gel otur.

- Ayol hoca delirdin mi sen. Bu durumdayken ben nasıl süslenirim?

- İyi ya azrail gelince belki beğenip, benim yerime seni götürür!...

Oy ver:
loading
4(36 oy)

Sayfalar