Kısa Fıkralar

Hoca Nasreddin ölüm döşeğindeymiş. Karısını çağırmış:

- Hanım en güzel elbiselerini giy, iyice kokular sürün, tak takıştır yanıma gel otur.

- Ayol hoca delirdin mi sen. Bu durumdayken ben nasıl süslenirim?

- İyi ya azrail gelince belki beğenip, benim yerime seni götürür!...

Oy ver:
loading
4(36 oy)

Delinin birisi hastaneden taburcu olacakmış. Son muayene için başhekim gelir. Deliye sorar:

- Elin nerede?

Deli gösterir.

- Bacağın nerede?

Deli yine gösterir.

- Burnun nerde?

Deli yine gösterir.

Baş hekim doktorlara: "Bırakın!" emrini verir ve çıkar. Hekim çıktıktan sonra deli göbeğini gösterir ve:

- Bende bu kafa varken tabi salıverirsiniz, der.

Oy ver:
loading
4(5 oy)

İki deli çölde seyahat ediyormuş. Bir vahada durup yanlarındaki yemekleri yemeye karar vermişler. Delilerden biri su içerken cam şişesinin kapağını açıyor, içince geri kapatıyormuş. Bunu sürekli tekrarlayınca yanındaki neden böyle yaptığını sormuş. O da "Eğer şişe düşüp kırılırsa içindeki su dökülmesin diye" demiş.

Oy ver:
loading
3(13 oy)

İki erkek bir lokantada oturmuş pencereden bakıyorlardı, biri:

- Karşıdan karşıya gecen şu iki kadını görüyor musun? Biri karım diğeri ise metresimdir.

Diğeri:

- Allah sana uzun ömürler versin. Şimdi ben de aynısını söyleyecektim!...

Oy ver:
loading
2(6 oy)

Küçük Temel, okul dönüşü annesine:

- Pugün öğretmen bir soru sordi, pir tek pen pildum!

- Aferun penum aslan uşağum, sori neyidu?

- Pizum evun adresi...

Oy ver:
loading
5(3 oy)

Sayfalar