Kısa Fıkralar

- Alo buyrun?

- Hüsamettin orada mı?

- Hüsaaamettin... Hayır daha gelmedi.

- Ne zaman gelir?

- Orasını ben bilemem... Allah bilir.

- Afedersiniz orası neresi?

- Karacaahmet mezarlığı!...

Oy ver:
loading
4(153 oy)

Temel, İstanbul'a gitmiş. Boğaz köprüsünden geçerken bavulu denize düşmüş. Bir süre bavulun ardından çaresiz bakmış... Sonra da kendini teselli etmiş:

- Amaaan!... Düşerse düşsün, anahtarı bendedir!

Oy ver:
loading
5(3 oy)

Adamın birine sormuşlar.

- Ramazanda kaç gün oruç tuttun?

Adam mahcup olmuş. Ezilmiş, büzülmüş...

- Hastalığım nedeniyle ancak bir gün tutabildim, demiş.

Bu kez aynı soruyu yanındaki Bektaşi'ye sormuşlar... Bektaşi hiç istifini bozmadan yanıt vermiş:

- Eh... demiş. Arkadaş benden bir gün fazla tutmuş!...

Oy ver:
loading
4(106 oy)

Adamın biri çok şişmanmış ve diyet yapıp zayıflamak istiyormuş. Konu hakkında yardımcı olması için doktora gitmiş. Doktor diyet esnasında tüketilmesi gereken besinleri saymaya başlamış; kibrit kutusu büyüklüğünde peynir, 2 zeytin, bir dilim ekmek...

Doktorun besinleri sayması bitince, adam sormuş:

- Peki doktor bey, ben bunları yemekten önce mi; yoksa yemekten sonra mı yiyeceğim?

Oy ver:
loading
3.5(4 oy)

Temel gece eve çok geç vakitte zil zurna sarhoş olarak gelmiş. Sabah kalktığında pantolunun üzerine kusup berbat ettiğini farketmiş. Durumu karısı Fadime'ye farkettirmemek için:

- Ula Fadime demiş, Tün muhtar içtu içtu en soninda ta üstüme kusti.

Fadime almış pantolu yıkamaya götürmüş. Biraz sonra da içerden seslenmiş.

- Ula Temel ha pok yiyenun uşağu muhtar pantola sadece kusmamiş. Ha pir te içüne pislemuş!...

Oy ver:
loading
5(5 oy)

Sayfalar