Kısa Fıkralar

Temel, İstanbul'a gitmiş. Boğaz köprüsünden geçerken bavulu denize düşmüş. Bir süre bavulun ardından çaresiz bakmış... Sonra da kendini teselli etmiş:

- Amaaan!... Düşerse düşsün, anahtarı bendedir!

Oy ver:
loading
5(3 oy)

Adamın biri çok şişmanmış ve diyet yapıp zayıflamak istiyormuş. Konu hakkında yardımcı olması için doktora gitmiş. Doktor diyet esnasında tüketilmesi gereken besinleri saymaya başlamış; kibrit kutusu büyüklüğünde peynir, 2 zeytin, bir dilim ekmek...

Doktorun besinleri sayması bitince, adam sormuş:

- Peki doktor bey, ben bunları yemekten önce mi; yoksa yemekten sonra mı yiyeceğim?

Oy ver:
loading
3.5(4 oy)

Gözleri görmeyen, bekar ve fakir bir Kayserili -nereden rast geldiyse- bir cine rastgelmiş. Cin, Kayserili'ye demiş ki:

- Benden bir dilek hakkın var... Ne istiyorsan dile, yerine getireyim!

Kayserili'yi almış bir düşünce... Zavallı gözlerinin açılmasını mı istesin?.. Evlenmek mi istesin?.. Yoksa zenginlik mi istesin?.. Bilememiş. Uzunca süre düşündükten sonra cine dönmüş ve dileğini söylemiş:

- Oğlumu, altınlarımı sayarken görmek istiyorum!...

Oy ver:
loading
4(42 oy)

Adamın birine sormuşlar.

- Ramazanda kaç gün oruç tuttun?

Adam mahcup olmuş. Ezilmiş, büzülmüş...

- Hastalığım nedeniyle ancak bir gün tutabildim, demiş.

Bu kez aynı soruyu yanındaki Bektaşi'ye sormuşlar... Bektaşi hiç istifini bozmadan yanıt vermiş:

- Eh... demiş. Arkadaş benden bir gün fazla tutmuş!...

Oy ver:
loading
4(106 oy)

Temel gece eve çok geç vakitte zil zurna sarhoş olarak gelmiş. Sabah kalktığında pantolunun üzerine kusup berbat ettiğini farketmiş. Durumu karısı Fadime'ye farkettirmemek için:

- Ula Fadime demiş, Tün muhtar içtu içtu en soninda ta üstüme kusti.

Fadime almış pantolu yıkamaya götürmüş. Biraz sonra da içerden seslenmiş.

- Ula Temel ha pok yiyenun uşağu muhtar pantola sadece kusmamiş. Ha pir te içüne pislemuş!...

Oy ver:
loading
5(5 oy)

Sayfalar