Kısa Fıkralar

İki polis rasathanenin önünde bir ceset bulmuşlar, biri diğerine:

- Hadi şunun raporunu yaz! demiş.

Raporu yazan sormuş:

- Rasathane nasıl yazılır biliyor musun?

Diğeri:

- Ne kadar cahil adamsın yahu!... Tut ucundan şu karşıdaki postanenin önüne taşıyalım.

Oy ver:
loading
2(4 oy)

Temel bir gün dağda gezerken ayağı kayar ve çukura düşer. Başlar bağırmaya:

- Kimse yok miduur? Kimse yok miduur?

Böyle bağırırken gece olur. Tanrı bakar kulu çok acı bağırıyor. Seslenir:

- Ben Tanrı'yım. Sen kulum! Ömrün boyunca içki içtin, kumar oynadın, zamparalık yaptın. Bunları bırakacağına yemin et seni kurtaracağım!

Temel düşünür ve tekrar başlar:

- Başka biri yok miduur? Başka biri yok miduur?

Oy ver:
loading
3(5 oy)

Öğretmen öğrencilerine: "Cesaret nedir?" diye sorar ve ekler "Bu konuda herkes fikrini söylesin." Öğrencilerden biri parmak kaldırır. Öğretmen öğrencisinden soruyu yanıtlamasını ister. Çocuk kendinden emin biçimde şu yanıtı verir:

- Bir şeyi bilmediği halde, biliyormuş gibi yapıp, parmak kaldırmaya denir öğretmenim!!!

Oy ver:
loading
4(53 oy)

Bütünleme sınavına girmişti Hakan. Akşam evde babası sınavının nasıl geçtiğini sordu:

- Sorulara cevap verebildin mi, oğlum?

- Evet babacığım... Ne sordularsa tümüne tek tek cevap verdim.

- Peki, ne cevaplar verdin bakalım?

- Bilmiyorum, dedim babacığım!...

Oy ver:
loading
2.5(5 oy)

Psikiyatristin ofisinde hasta sormuş:

- Bana yardım eder misiniz Doktor? 38 yaşındayım ve hala yatağımı ıslatıyorum!

- Sıkılmayın! demiş doktor. Gelişmemiş benlik isyanı... Sorumlulukları kabullenememe durumundan kaynaklanıyor... Yatağınızı ıslatmamanızı iki yolla önleyebiliriz. Birinci yol psikanaliz; haftada beş terapi, saati 50 dolar!...

Hasta:

- Peki ikinci yol?

Doktor:

- Lastik don! Çifti iki dolar!...

Oy ver:
loading
0(0 oy)

Sayfalar