Öğretmen Acar'a sordu:
- Kamburu olan hayvana ne nedir?
- Deve öğretmenim.
- Aferin!... İki kamburu olan hayvana ne denir?
- Hacin devesi öğretmenim.
- Peki... Üç kamburu olan hayvana ne denir?
- Kamburu olan hacin devesi, öğretmenim!...
Papaz kilisenin kapısına şöyle bir levha asmış:
"Günahtan yorulduysan içeri gir!"
Bir süre sonra birileri gizlice, levhadaki yazının altına ruj ile şu satırları yazmış:
"Yorulmadıysan 123 45 67'yi ara..."
Adam sırf karısının huysuzluğundan yeni eve taşınmış. Aradan bir hafta geçmiş ki karısı yine yeni eviyle ilgili şikayetlerine başlamış:
- Bana bak... demiş. Burayı hiç sevemedim... Banyoda perde yok. Komşular her an beni çırılçıplak görebilir!
- Merak etme... demiş kocası. Eğer komşular seni o halde görürlerse hemen onlar birer perde taktırırlar!...
Temel ava çıkmış, eli boş dönmemek için kasaptan bir tavşan almış. Eve gelince Fadime sormuş:
- Bu nedir? Soyulmuş tavşanı nasıl avladın?
Temel açıklamış:
- Sevişirken yakaladım!... Giyinmeye firsatı olmadı!...
Adamın birinin papağanı varmış. Ama çok içkiciymiş. Bir gün sahibi eve iki şişe viski getirmiş ve papağanına demiş ki:
- Ulan bunu içersen tüylerini diri diri yolarım, akşama misafirim var!
Akşam misafir gelecek, adam bir bakmış ki papağan sarhoş, kendi tüyünü kendi yoluyormuş.
- Benim için fark etmez!...