Kısa Fıkralar

Avukat, müvekkiline telgraf çekti:

- Başınız sağolsun! Karınızın gömülmesini mi; mumyalanmasını mı; yoksa yakılmasını mı istiyorsunuz?

Ertesi gün cevap geldi:

- Emin olmak için üçünü de yapın!...

Oy ver:
loading
2.5(3 oy)

Öğretmen derste çocuklara dönerek sorar:

- Söyleyin bakalım, kuzeyimizde karadeniz, güneyimizde akdeniz, batımızda ege denizi varsa; ben kaç yaşındayım?

Arka sıralardan bir parmak kalkar:

- Kırkdört öğretmenim!

Gerçekten de o yaşta olan öğretmen şaşırır:

- Doğru! Ama nasıl bildin?...

- Gayet kolay öğretmenim! Benim yarı manyak bir ağabeyim var. Tam yirmi iki yaşında. Onun yaşını iki ile çarpınca sizin yaşınız çıkıyor!...

Oy ver:
loading
4(4 oy)

Adam sırf karısının huysuzluğundan yeni eve taşınmış. Aradan bir hafta geçmiş ki karısı yine yeni eviyle ilgili şikayetlerine başlamış:

- Bana bak... demiş. Burayı hiç sevemedim... Banyoda perde yok. Komşular her an beni çırılçıplak görebilir!

- Merak etme... demiş kocası. Eğer komşular seni o halde görürlerse hemen onlar birer perde taktırırlar!...

Oy ver:
loading
3(14 oy)

Papaz kilisenin kapısına şöyle bir levha asmış:

"Günahtan yorulduysan içeri gir!"

Bir süre sonra birileri gizlice, levhadaki yazının altına ruj ile şu satırları yazmış:

"Yorulmadıysan 123 45 67'yi ara..."

Oy ver:
loading
3(25 oy)

Adamın birisi eve geldiğinde karısının kolunda çok pahalı altın bir saat görünce şok olur. Onu nereden aldığını sorar. Kadın:

- Komşumuz Celal bey verdi, der.

Adam:

- Sana bedavaya bu kadar pahalı saati nasıl verdi? deyince...

Kadın:

- Ne bedavası canım? Bunu almak için ben de ona 6 saat verdim!...

Oy ver:
loading
4(45 oy)

Sayfalar