Kısa Fıkralar

İki deli, yolda giderken bir direksiyon bulunca çok sevindiler. O sevinçle "saatte 160'la" uzunca bir süre yol aldıktan sonra benzincinin önünde durdular. "Arabayı süren":

- Onbin liralık, dedi, süper olsun.

Benzinci ikisini de tepeden tırnağa süzdükten sonra:

- Gidin işinize be! diye bağırdı, sizin civatalarınız gevşek!

İkincisi; "araba kullanana" döndü:

- Gördün mü! Araba masraf kapısı açtı bile!

Oy ver:
loading
4(72 oy)

Türkçe dersinde yaşlıca öğretmen sordu:

- Ben güzelim, dediğim zaman bu hangi zaman formundadır?

- Geçmiş zaman öğretmenim!!!

Oy ver:
loading
4(43 oy)

Hocanın tavuğu ölmüş. Civcivlerin de başı boş kalmış. Hoca kaybolmalarından korkmuş. Boyunlarına siyah bezler bağlamış. Sonra da içlerinden ip geçirip birbirlerine bağlamış. Meraklı bir komşusu sormuş:

- Hoca o civcivlerin boynundaki de nedir?

Komşusunun merakına içerleyen hoca, cevabı yapıştırmış:

- Anneleri öldü de yas tutuyorlar!...

Oy ver:
loading
4(29 oy)

Hocanın canı meyve ister dalar birinin bahçesine... Ağaca çıkar ne bulursa atıştırır. Bahçenin sahibi gelir:

- Ne yapıyorsun benim ağacımda? diye sorar.

Hoca:

- Ben bülbülüm! der.

Adam:

- Hadi, öt de görelim!

Hoca ağzını büzerek bir takım sesler çıkarır. Adam kahkaha atar:

- Hiç böyle bülbül olur mu?

Hoca:

- Bülbülün acemisi böyle öter!!!

Oy ver:
loading
4(18 oy)

Öğretmen öğrencilere sormuş:

- Allah hepimizin cennete gitmesini istediği halde niye cehenneme gönderiyor?

Çocuğun birisi öğretmenin sorusuna soruyla cevap vermiş:

- Öğretmenim siz bizim 5 almamızı istediğiniz halde, niye sınav yapıyorsunuz?

Oy ver:
loading
4(15 oy)

Sayfalar