Öğretmen Acar'a sordu:
- Kamburu olan hayvana ne nedir?
- Deve öğretmenim.
- Aferin!... İki kamburu olan hayvana ne denir?
- Hacin devesi öğretmenim.
- Peki... Üç kamburu olan hayvana ne denir?
- Kamburu olan hacin devesi, öğretmenim!...
Avukat, müvekkiline telgraf çekti:
- Başınız sağolsun! Karınızın gömülmesini mi; mumyalanmasını mı; yoksa yakılmasını mı istiyorsunuz?
Ertesi gün cevap geldi:
- Emin olmak için üçünü de yapın!...
Şoför çarptığı yayayı teselli eder:
- Şansınız varmış, size çarptığım yer tam doktorun karşısı.
Yerdeki inleyerek cevaplar:
- İşte o doktor benim.
Nasrettin Hoca evinin önüne oturmuş çocukları izlerken komşusu gelmiş.
- Hocam! demiş. Başım çok ağrıyor, acaba sende hap var mı?
- Hapa ne gerek var? demiş Hoca. Benim de geçenlerde dişim ağrıyordu çektirdim! Sen de başını çektirsene!
Temel ava çıkmış, eli boş dönmemek için kasaptan bir tavşan almış. Eve gelince Fadime sormuş:
- Bu nedir? Soyulmuş tavşanı nasıl avladın?
Temel açıklamış:
- Sevişirken yakaladım!... Giyinmeye firsatı olmadı!...