Kısa Fıkralar

Öğretmen Acar'a sordu:

- Kamburu olan hayvana ne nedir?

- Deve öğretmenim.

- Aferin!... İki kamburu olan hayvana ne denir?

- Hacin devesi öğretmenim.

- Peki... Üç kamburu olan hayvana ne denir?

- Kamburu olan hacin devesi, öğretmenim!...

Oy ver:
loading
3.5(9 oy)

Avukat, müvekkiline telgraf çekti:

- Başınız sağolsun! Karınızın gömülmesini mi; mumyalanmasını mı; yoksa yakılmasını mı istiyorsunuz?

Ertesi gün cevap geldi:

- Emin olmak için üçünü de yapın!...

Oy ver:
loading
2.5(3 oy)

Şoför çarptığı yayayı teselli eder:

- Şansınız varmış, size çarptığım yer tam doktorun karşısı.

Yerdeki inleyerek cevaplar:

- İşte o doktor benim.

Oy ver:
loading
3.5(9 oy)

Nasrettin Hoca evinin önüne oturmuş çocukları izlerken komşusu gelmiş.

- Hocam! demiş. Başım çok ağrıyor, acaba sende hap var mı?

- Hapa ne gerek var? demiş Hoca. Benim de geçenlerde dişim ağrıyordu çektirdim! Sen de başını çektirsene!

Oy ver:
loading
4.5(24 oy)

Temel ava çıkmış, eli boş dönmemek için kasaptan bir tavşan almış. Eve gelince Fadime sormuş:

- Bu nedir? Soyulmuş tavşanı nasıl avladın?

Temel açıklamış:

- Sevişirken yakaladım!... Giyinmeye firsatı olmadı!...

Oy ver:
loading
4(6 oy)

Sayfalar