Hoca camide vaaz verirken karılarından korkanlar ayağa kalksın der. Tüm cemaat kalkar yalnız içlerinden biri kalkmaz. Hoca nedenini sorunca o da:
- Hocam karı lafı duyunca dizlerimin bağı çözüldü de ondan!...
Temel ava çıkmış, eli boş dönmemek için kasaptan bir tavşan almış. Eve gelince Fadime sormuş:
- Bu nedir? Soyulmuş tavşanı nasıl avladın?
Temel açıklamış:
- Sevişirken yakaladım!... Giyinmeye firsatı olmadı!...
Adamın birinin papağanı varmış. Ama çok içkiciymiş. Bir gün sahibi eve iki şişe viski getirmiş ve papağanına demiş ki:
- Ulan bunu içersen tüylerini diri diri yolarım, akşama misafirim var!
Akşam misafir gelecek, adam bir bakmış ki papağan sarhoş, kendi tüyünü kendi yoluyormuş.
- Benim için fark etmez!...
Mehmet Akif Ersoy'un asıl mesleği veterinerliktir. Bir toplantıda Mehmet Akif'i küçük düşürmek isteyen bir zat, yanına gelip sormuş;
- Siz baytardınız değil mi?
Mehmet Akif hiç bozuntuya vermemiş.
- Evet, bir rahatsızlığınız mı vardı?!.
Öğretmen Ali'yi tahtaya kaldırmış. "At koştu... Suya düştü... Boğuldu!" cümlesini ingilizceye çevirmesini istemiş. Ali de çevirmiş:
- Dettah, dıgıdık dıgıdık dıgıdık... Cumburlop... Gulu gulu gulu!...