Kısa Fıkralar

Temel yağmurlu havada elinde şemsiyeyle gidiyormuş ama elindeki şemsiyenin ortasında bir delik olduğundan ıslanmaktan kurtulamıyormuş. Temel'in bu halini gören Dursun seslenmiş:

- Ha uşağum, eline sağlam pi şemsiye alaydun ya! Boyle yağmurda ıslanmazidun.

- Haçan olur mi? O teluği pen teldum. Yoksa yağmurun turduğuni nasil anlayacakidum?...

Oy ver:
loading
4(32 oy)

İngiliz generali, çok genç bir subay olan oğlunu yanında yaver olarak almıştı. General oğlunu, yaşlı bir albaya emrini iletmesi için görevlendirildi. Genç subay, albayın yanına gittiğinde, biraz da acemilikle...

- Babam birliğinizi şu karşıki tepenin yamaçlarına çekmenizi söylüyor, efendim!

Oldukça şaşıran albay:

- Demek öyle söylüyor! Peki anneniz ne diyor?!...

Oy ver:
loading
1(1 oy)

Adam, tıklım tıklım dolu bir hipermarkette, alış-veriş eden çok güzel bir kadına yaklaştı...

- Benimle biraz konuşur musunuz?.. Karımı kaybettim, onu bulmalıyım!

Güzel kadın şaşkın şaşkın sordu:

- Benimle konuşmanızın, karınızı kaybetmenizle ne alakası var?

Adam izah etti:

- Ne zaman güzel bir kadınla konuşsam, karım mutlaka bir yerden çıkar gelir!

Oy ver:
loading
0(0 oy)

Temel bir gün alış verişe gitmiş. Alacağı kıyafeti denemek için soyunma kabinine girmiş. Çırıl çıplak bir vaziyetteyken, biri kapıyı tıklatmış. Temel seslenmiş:

- Cirmeyun çıplağum!

Dışarıdan mahçup bir kadın sesi duyulmuş:

- Afedersiniz!?.

Temel:

- Damam affettum! Cirebilursun!...

Oy ver:
loading
3.5(8 oy)

Bir gün komutanlar kendi aralarında konuşuyorlarmış; "Karılarımızla yatmamız angarya mıdır, değil midir?" diye. Sonra odaya erlerden biri girmiş, ona sormuşlar:

- Söyle bakalım Mehmet, bizim karılarımızla yatmamız angarya mıdır?

Mehmet cevap vermiş:

- Hayır! Angarya değildir komutanım. Öyle olsaydı, o işi de bize yaptırırdınız!

Oy ver:
loading
4(6 oy)

Sayfalar