Kısa Fıkralar

Bir partili seçim bölgesi olan şehrin köylerinde secim öncesi geziye çıkar. Yanında da köylerden birinden bir çoban ona kılavuzluk eder. Sarp bir dağın yamacından geçerken çoban partiliyi uyarır:

- Aman dikkatli yürüyünüz efendim, zira buradan çok eşekler uçuruma yuvarlandı...

Oy ver:
loading
3(18 oy)

Bir Türk NATO'da havacı olarak askerliğini yapıyormuş. Yabancı komutan askerlere paraşütle nasıl atlanacağını öğretmiş. "Uçaktan atlayınca birinci ipi çekeceksiniz. Paraşüt açılmaz ise ikinci ipi çekeceksiniz. Yine açılmadı, o zaman Meryem Ana'ya dua etmeye baylayabilirsiniz".

Bizim Türk uçaktan atlar. Birinci ipi çeker parasüt açılmaz, ikinci ipi çeker yine açılmaz. O sırada yanından yavaş yavaş süzülerek geçen komutana bağırır:

- Komutanım!... Komutanım!... O karının adı neydi?

Oy ver:
loading
3.5(5 oy)

Erzurum'lunun biri İstanbul'a çalışmaya gider. Erzurum'a dönünce karısına; İstanbul'lu hanımların, akşam eve dönen kocalarını kapıda nasıl karşıladıklarını, "Hoş geldin kocacığım. Üşümüşsün. Yorulmuşsun." gibi nazik laflar ettiklerini anlatmış. Belli ki; o da karısının kendisini öyle karşılamasını istiyor. Akşam eve gelmiş... Kar, tipi, soğuk... Karısı kapıyı açmış:

- Uy kocacığım! İt gibi titriyirsin...

Oy ver:
loading
3.5(18 oy)

Akşam geç saatte eve gelen Hoca pencerede bir karaltı görür. Hanımına sus işareti yaparak tüfeğini doğrulttuğu gibi ateşler. Eve girerler, bir de bakarlar ki ateş ettikleri Hocanın cüppesi... Hoca:

- Hanım ucuz kurtulduk! Ya içinde ben olsaydım!...

Oy ver:
loading
4(30 oy)

Karne günüydü. Küçük oğlan okuldan döndü. Annesi: "Karnen nerede?" diye sordu. Çocuk güldü:

- Arkadaşıma ödünç verdim! Babasını korkutacak!...

Oy ver:
loading
4.5(22 oy)

Sayfalar