Kısa Fıkralar

Öğretmen, öğrencilere:

- Sizlere sorular soracağım. Birinci soruyu bilene ikinci soru sorulmayacak. Şimdi söyle bakalım Ahmet, bir hindinin kaç tane tüyü vardır?

- 9567 tane tüyü vardır öğretmenim!...

- Nereden öğrendin bunu?

- Öğretmenim, hani birinciyi bilene ikinci soruyu sormayacaktınız?!...

Oy ver:
loading
3.5(7 oy)

Adamın biri akıl hastahanesinin yanından geçerken; garip sesler duymuş. Seslere kulak verince delilerin: "On üç... On üç..." diye bağırdıklarını farketmiş. Adam kafasını uzatmış, bakmış. Deliler, adamı kafasından tuttukları gibi içeriye çekmişler. Bağırmaya devam etmişler, fakat slogan değişmiş: "On dört... On dört..."

Oy ver:
loading
3(5 oy)

İki adam yolda karşılaştılar:

- Neyin var çok kötü görünüyorsun?

- Hayat, hep hayat...

- Geçer dostum geçer, gel birşeyler içelim...

- İçmek hep içmek...

- Haklısın gel yemeğe gidelim.

- Yemek hep yemek...

- Pekala gel bize gidelim, karım seni görünce sevinecektir...

- Yatmak hep yatmak...

Oy ver:
loading
5(1 oy)

Terfi edeceğini öğrenen Fransız albay, sevinçle eve gelir ve durumu karısına şaka yollu bildirir:

- Sevgilim, aybaşından itibaren bir albayla değil bir generalle yatağa gireceksin!

Karısı biraz duraksayarak cevap verir:

- Peki öyle olsun... Ama merak ettim, acaba o mu buraya gelecek yoksa ben mi onun evine gideceğim?

Oy ver:
loading
3.5(6 oy)

Nasreddin Hoca bir cimri tanıdığının evine gittiğinde tanıdığı ona bayat ekmek ile bir tabak bal ikram etmiş. Nasreddin Hoca bayat ekmeği dişi kesmeyince sinirinden balı kaşıkla yemeye başlamış. Ev sahibinin gözü yerinden oynamış:

- Aman efendim, bal ekmekle yenmez ise, insanın içini sıyırır! demiş.

Nasreddin Hoca hiç ses çıkarmadan balı bitirmiş ve:

- Kimin içinin sıyrıldığını Allah biliyor! demiş.

Oy ver:
loading
3.5(17 oy)

Sayfalar