Nasreddin Hoca Fıkraları

Nasreddin Hoca karakteri kurnazlığı ve hazırcevaplığıyla meşhurdur. Ayrıca her fıkrası ayrı bir ibret kaynağı olup, çocukların zihinsel ve ahlaki yönden gelişmesi için tavsiye edilmektedir.

Bir gün Nasreddin hocaya bir mektup gelmiş. Mektup arapçaymış. Hoca mektubu evirmiş çevirmiş okuyamamış. Yoldan geçen birine sormuş:

- Yahu şu mektubu okuyuversene!

Adam da okuyamamış. Birkaç kişiye sormuş onlarda okuyamamış. Daha sonra birine sormuş:

- Ne yazıyor burada?

Adam da bilememiş. Hocaya demiş ki:

- Yaşından başından utan çok bilirim diye kavukla gezersin sonra da bir mektup bile okuyamazsın yuh sana!

Hoca da sinirlenmiş:

- Çok biliyosan al bu kavuğu... Tak kafana. Hoca ol sen oku bakalım!

Oy ver:
loading
4.5(14 oy)

Hocanın bir gün subaşıya işi düşer. Adam haraç ve rüşvet yiyen birisidir. Hoca fakir, ne yapsın. Bir çömleğe toprak doldurur ve üstüne bal sıvar. Gitmiş işini görmüş, ilamını almış. Ertesi gün kapısında bir adam bitmiş:

- Hoca demiş, subaşı ilamda bir kusur etmiş. Geri istiyor...

Hoca yutar mı:

- Kusura bakmasın evlat, demiş. Kusur ilamda değil çömlekteydi!...

Oy ver:
loading
3.5(22 oy)

Nasreddin Hoca Akşehir'de kadılık vazifesini yürütürken karşısına iki adam çıkmış. Birisi öteden beri cimriliği ile tanınmış bir aşçı, diğeri de boynu bükük bir fakir. Aşçı sözü almış:

- Hocam! demiş; ben bu adamdan davacıyım. Dükkanın önünde fasulye pişiriyordum. Tencerenin kenarından buğusu çıkıyordu yemeğin. Bu adam elinde somunla geldi. Kopardığı lokmaları yemeğin buğusuna tutup başladı atıştırmaya. Nihayet koca bir ekmeği bitirdi. Ondan fasulye buğusunun parasını istedim, vermedi.

Nasreddin Hoca anlatılanları dikkatlice dinledikten sonra fakire dönüp:

- Doğru mu bunlar? diye sormuş.

- Evet, demiş fakir adam.

- Öyleyse para kesesini çıkar bakalım.

Oy ver:
loading
3(22 oy)

Nasreddin Hoca'ya dert yanıyorlar:

- Yahu Hoca senin karı çok geziyor.

Hoca:

- Olur mu canım? O kadar gezse arada bir bizim eve de uğrar.

Oy ver:
loading
4.5(15 oy)

Kimi insanlar olmayacak hevesler peşinde koşup durur. Nasreddin Hoca böylelerine ders vermek istemiş bir gün. Elinde koca bir bakraç yoğurt mayasıyla gölün kenarına gelmiş. Başlamış kaşık, kaşık dökmeye:

- Ne yapıyorsun Hoca? demişler.

- Göle yoğurt çalıyorum! demiş, kıs kıs gülerek.

- Olur mu? demişler. Göl yoğurt tutar mı hiç?

Hoca cevabı yapıştırmış tabii:

- Ya tutarsa?...

Oy ver:
loading
4.5(21 oy)

Sayfalar