Okul Fıkraları

Okullar elbette ki ilim yuvalarıdır fakat kim demiş ilim içinde espri olmaz diye. Esasında okul fıkralarını besleyen en önemli konuların "Cehalet ve Tembellik" olduğunu da kabul etmek gerekir.

Akıllı bir çocuk sınavlarda zar atıp ona göre işaretliyormuş cevapları. Bir gelirse A, iki gelirse B, üç gelirse C, dört gelirse D, beş gelirse E işaretliyor ve 6 gelirse tekrar atıyormuş. Bir soruda atmış 6 gelmiş. Tekrar, tekrar hep 6 gelince, demiş ki: "En iyisi boş bırakayım! Bu soru çok zor!"

Oy ver:
loading
4(188 oy)

Öğretmen çocuğa sormuş:

- Oğlum elini pantolonunun sağ cebine attın ve 10 lira çıkarttın, sol cebinden de 5 lira çıktı. Senin şimdi neyin var?

"Öğretmen çocuğun 15 liram var" cevabını beklerken çocuk cevap vermiş:

- Herhalde üzerimde başka birinin pantalonu var öğretmenim!...

Oy ver:
loading
4(20 oy)

Öğretmen öğrencilerine: "Cesaret nedir?" diye sorar ve ekler "Bu konuda herkes fikrini söylesin." Öğrencilerden biri parmak kaldırır. Öğretmen öğrencisinden soruyu yanıtlamasını ister. Çocuk kendinden emin biçimde şu yanıtı verir:

- Bir şeyi bilmediği halde, biliyormuş gibi yapıp, parmak kaldırmaya denir öğretmenim!!!

Oy ver:
loading
4(53 oy)

Din kültürü dersinde öğretmen çocuklara, balinanın karnından sağ olarak çıkan Hz. Yunus'un hikâyesini anlatıyordu. Çocukların şaşkın bakışları arasında, onları daha fazla etkilemek için:

- Bundan daha büyük mucize düşünebiliyor musunuz? dedi.

Bir erkek çocuğu:

- Evet öğretmenim! Hz. Yunus'un balinayı yutması daha büyük mucize olmaz mıydı?

Oy ver:
loading
4(13 oy)

Öğretmen derste çocuklara dönerek sorar:

- Söyleyin bakalım, kuzeyimizde karadeniz, güneyimizde akdeniz, batımızda ege denizi varsa; ben kaç yaşındayım?

Arka sıralardan bir parmak kalkar:

- Kırkdört öğretmenim!

Gerçekten de o yaşta olan öğretmen şaşırır:

- Doğru! Ama nasıl bildin?...

- Gayet kolay öğretmenim! Benim yarı manyak bir ağabeyim var. Tam yirmi iki yaşında. Onun yaşını iki ile çarpınca sizin yaşınız çıkıyor!...

Oy ver:
loading
4(4 oy)

Sayfalar