gaf

Evin sonradan görme hanımı, hizmetçisini tembihliyormuş:

- Misafirlerin yanında ne istersem isteyeyim, o şeyden bir tane bile olsa sen; "Hangisini efendim?" diye soracaksın.

Akşam bir karı-koca misafirliğe gelmiş. Önce çaylar içilmiş, sonra evin hanımı hizmetçiye seslenmiş:

- Üşüdüm bana kürkümü getir.

Hizmetçi tam da tembihlediği gibi sormuş:

- Hangisini efendim?

Hanım tarif etmiş ve hizmetçi hanımın kürkünü getirmiş. Daha sonra da hanım ne isterse hizmetçi sormuş; "Hangisini efendim?". Misafirleri uğurlarken hanım hizmetçiye seslenmiş:

Oy ver:
loading
4(8 oy)

Temel ile Dursun bir erkek dergisinde eş değiştirme ile ilgili bir yazı okurlar. Bu yazıdan etkilenerek eş değiştirme olayını denemeye karar veririler. Akşam olunca Temel, Dursun'a sorar:

- Ula Dursun... Sence bizum karilar, şimdu ne yapayidur?

Oy ver:
loading
3.5(13 oy)

Temel ile eşi Fadime, bir gün yakınlarda oturan dostları Dursun'a akşam oturmasına gitmişler. Kalkacakları zamana yakın çok şiddetli bir yağmur bastırmış. Dursun da bakmış yağmur çok şiddetli yağıyor, duracağı da yok. Bu yağmurda dostlarının ıslanmasına gönlü razı olmamış:

- Temel, siz en iyisi gece burada kalın! demiş.

Temel ile Fadime de kabul etmişler. Kısa bir süre sonra bakmışlar ki; Temel ortalarda yok. Tam da bu sırada kapı çalmış. Dursun kapıyı açmış, bir bakmış ki; gelen Temel. Sırılsıklam ıslanmış bir halde... Dursun sormuş:

Oy ver:
loading
4.5(16 oy)

Temel makinistlik eğitimini başarıyla tamamlamış. Son derste, işi yıllardır yapan usta bir makinist mezun olacak öğrencilere; içeriği işin zorluklarından insan hayatının kutsallığına kadar uzanan kapsamlı bir konuşma yapmış. Konuşmasının sonunda Temel'i kaldırıp sormuş:

- Evladım normal seyrinde, trenin elverdiği en yüksek hızla gidiyorsun. Trende 150 yolcu var. Bu sırada tren yolunda oynayan bir çocuk farkettin ne yaparsın?

Temel:

- Hemen treni raydan çıkarır, çocuğu kurtarırım... İnsan hayatı kutsaldır.

Usta makinist:

Oy ver:
loading
3.5(2 oy)

Döviz bürosundaki görevli eline geçirdiği 100$'lık baknotu uzun incelemiş fakat sahte olup olmadığını anlayamamış. Bu arada döviz bürosunda bulunan Temel de Türk yardım severliğiyle atılmış: "Hemşerum ver bir de ben bakayım" demiş. Görevli parayı Temel'e vermiş. Temel tek bakışta demiş ki; "Bu para sahte!". Görevli ve döviz bürosundaki diğer insanlar hayrete düşmüş; "Bir bakışta nasıl da şıp diye anladınız?" diyerek... Temel de durumu açıklamış:

- Bakın aslında anlaması çok kolay! Bunun üstünde Atatürk resmi yok!...

Oy ver:
loading
4(29 oy)

Sayfalar