gaf

New York'tan Los Angeles'e giden uçakta cingöz bir avukat ile sarışın aptal görünüşlü bir hanım yan yana oturuyorlar. Avukat hem hanımla yakınlaşmak hem de hoşca vakit geçirmek için bir oyun teklif ediyor. Kabul görünce oyunu anlatıyor:

- Size bir soru soracağım, cevabı bilemezseniz bana 5 dolar vereceksiniz, sonra siz soracaksınız bilemezsem ben size 50 dolar vereceğim!

Ve ilk soruyu soruyor:

- Ay ile dünya arasındaki uzaklık ne kadardır?

Kadın tek söz söylemeden çantasından 5 dolar çıkarıp adama uzatmış. Soru sorma sırası sarışına gelmiş:

Oy ver:
loading
3.5(13 oy)

Bir gün Temel elini beline koymuş dalgın dalgın yürüyormuş. Bu durum Karadeniz'e tatile gelmiş birinin dikkatini çekmiş. Farkettirmeden uzaktan uzağa Temel'i seyretmeye başlamış. Temel otobüsüne binmiş eli hala belinde... Otobüsten inmiş eli belinde... Saatlerce yol yürümüş eli hala belinde... Onu izleyen adam dayanamamış; koşup, Temel'in yolunu kesmiş:

- Kardeşim bir rahatsızlığın mı var?

Temel:

- Yooo.

Adam:

- Yoksa deli misin?

Oy ver:
loading
5(3 oy)

Temel bir gün doktora gitmiş. Doktor da teşhisi koymuş:

- Karnın su topluyor, adelelerinde kireçlenme var, böbreklerinde taş var!

Temel:

- Uyy desene toktor beton cibiyum daaa!...

Oy ver:
loading
5(1 oy)

Öğretmen:

- Söyle bakalım, dün okula geleceğin yerde, biriyle beraber dolaştığını görmüşler. Hangi eşekle sokaklarda dolaştın?

Çocuk:

- Oğlunuzla efendim!

Oy ver:
loading
3(12 oy)

Yıllar önce İngiltere'de erler şemsiye kullanmazmış. Şemsiye taşıma hakkı sadece subaylara tanınıyormuş. O yıllarda bir gün genç teğmenlerden biri, koltuğunun altında bir şemsiye ile hızlı hızlı yürüyen eri görünce, beyninden vurulmuşa dönmüş. Eri çağırarak:

- Bu ne küstahlık, demiş.

Ve şemsiyeyi aldığı gibi dizinde iki parça etmiş.

- Bu sana bir ders olsun, bir daha böyle küstahlıklar yapma!

Neye uğradığını anlamayan er: "Başüstüne!" diyerek selamı çakmış ve şöyle sormuş:

Oy ver:
loading
4.5(2 oy)

Sayfalar