köy

Adamın köy yerinde lakabı "Eşek Hüsam" imiş... Karısı:

- Ben bu eşek lakabından bıktım, git ağaya yalvar yakar, ne yaparsan yap, senin lakabını değiştirsin! demiş.

Adam gitmiş, bir süre sonra sevinçle dönmüş:

- Müjde hanım müjde! Ağa benim lakabımı değiştirdi...

Kadın heyecanla sormuş:

- Ne yaptı?... Ne yaptı?...

- Lakabımı "Sıpa" yaptı. Artık herkes bana "Sıpa Hüsam" diyecek!

Karısı yüzünü buruşturarak;

- Tüh! Allah senin müstahakını versin! demiş. Sen büyür yine eşek olursun!...

Oy ver:
loading
4(7 oy)

İki çocuğu olan köylü delikanlı, askerlik vazifesini tamamlayıp köyüne dönmüş. Evine geldiğinde bir de ne görsün? Karısı Fadime üç çocukla bir masanın etrafında oturuyor... Delikanlı birden öfkelenip bağırmaya başlamış:

- Abovv... Vay başıma gelen? Gız Fadime kalk kalk kalk... De bana bi hele; bu üçüncü çocuk nerden çıktı? Ben 15 ay önce askere giderken iki çocuğumuz vardı. Bu çocuk benden olamaz!

Fadime çocuk korkmasın diye başını okşarken, gayet sakin cevap verir:

- Yav herif ne bağrıyon be? Çocuk sana baba mı diyor? Oturmuş, uslu uslu yoğurdunu yiyor!...

Oy ver:
loading
4(80 oy)

Bir gazeteci "Zor Köy"ün methini duyar. Merak edip gitmeye karar verir. Daha köyün girişinde ilk garip manzarayı görür. Birkaç köylü ellerinde iğne ile tarlanın toprağını karıştırmaktadır. Gazeteci merak edip sorar:

- Efendiler ne yapıyorsunuz?

Köylüler açıklar:

- Tarlayı çapalıyoruz.

- E iğne ile olur mu hiç?

Oy ver:
loading
3.5(10 oy)

Bir toprak ağası oğlunu üniversiteye göndermişti. Sene sonunda oğlu köyüne dönünce, merakla sordu baba:

- Oğlum kaçıncı oldun?

- İkinci, dedi delikanlı.

- Yazık emeklerime. Ben seni oraya birinci olasın diye göndermiştim.

İkinci yıl delikanlı çok daha fazla çalışır ve bu sefer gerçekten birinci olarak döner. Sonucu babasına söyleyince adam aksi aksi başını salladı ve hayıflanarak:

- Sen birinci oldun ha? Yazık!... Demek o üniversite de üniversitelikten çıktı ha!...

Oy ver:
loading
3.5(3 oy)

Bir gün köy ahalisi, köy kahvesinde bir yandan haberleri izliyorlarmış; bir yandanda pişpirik çeviriyorarmış. Mustafa Ağabey, televizyonda Ecevit'i görmüş ve demiş ki:

- Ulan, başbakan oldu yüzümüze bakmıyor. Eskiden böylemiydi be! Etrafımda dolanırdı! Hey be... Zaman ne çabuk geçiyor!

Tabii kahvedekiler merakla sormuşlar:

- Mustafa Ağabey, sen nereden tanıyorsun başbakanı yahu?

Mustafa Ağabey istifini bozmadan cevap vermiş:

- Ulan üniversite yıllarında ağabeylik ettim ona! Az ekmeğimi yemedi! Gel gör ki şimdi bizi unutmuş baksana!

Oy ver:
loading
3.5(24 oy)

Sayfalar