Fıkralar

Fıkra; çeşitli ortamlarda, gülme-güldürme amaçlı anlatılan, kısa hikalerdir.

30 Ekim 1999'da feministler bir toplantı yaparlar ve kararlar alınır. 30 Ekim 2000'de feministler tekrar toplanır. Fransız bayan anlatmaya başlar:

- Geçen seneki toplantıdan sonra eve gittim ve kocama restimi çektim. "Bundan sonra herkes kendi bulaşığını yıkayacak!". Birinci gün bulaşıkları yıkamadım, bir şey görmedim. İkinci gün yıkamadım bir şey görmedim. Üçüncü gün baktım ki kocam hem kendi bulaşığını yıkıyor hem benimkileri. O gün bugündür çok mutluyuz.

Alman bayan anlatmaya başlar:

Oy ver:
loading
2.5(6 oy)

Adam işten, stresten bunalmış ve uzun bir deniz seyahatine çıkmış. Fakat şanssızlık bu ya gemi batmış. Gemiden sadece bu adam kurtulabilmiş. Uçsuz okyanusun ortasında kendi kendine "Eyvah! B...ku yedik!" diye düşünmüş. Gemiden arta kalan, minik bir tahta parçasının üzerinde çıkıp günlerce günlerce aç susuz amaçsızca sürüklenmiş. Bir gün yakınında köpek balıklarının dolaştığını görmüş. "Eyvah! B...ku yedik!" diye düşünüp çaresizce ölümü beklemeye başlamış. Pür dikkat günlerce köpek balıklarının saldıracağı anı kollamış. Sonrasında yorgunluğa ve susuzluğa dayanamayarak uykuya teslim olmuş.

Oy ver:
loading
3.5(11 oy)

Birgün kapı çalınmış. İçerdeki papagan; "Kim o?" demiş. Kapıdaki; "Elektrikçi" demiş. İçerden ses çıkmayınca elektrikçi tekrar zile basmış. Papağan yine sormuş; "Kim o?" Adam tekrarlamış; "Elektrikçi". İçerden yine ses çıkmamış ve bu böyle devam etmiş. Sonunda zavallı elektrikçinin kalbi buna dayanamamış ve oracıkta yığılıp kalmış. Bir süre sonra ev sahibi gelmiş. Tam kapıyı açacağı sırada ışıklar sönmüş ve kadının ayağı bir şeye takılmış. Kadın; "Kim o?" demiş. İçerden bir ses; "Elektrikçi!!!"

Oy ver:
loading
3.5(62 oy)

Gözleri görmeyen, bekar ve fakir bir Kayserili -nereden rast geldiyse- bir cine rastgelmiş. Cin, Kayserili'ye demiş ki:

- Benden bir dilek hakkın var... Ne istiyorsan dile, yerine getireyim!

Kayserili'yi almış bir düşünce... Zavallı gözlerinin açılmasını mı istesin?.. Evlenmek mi istesin?.. Yoksa zenginlik mi istesin?.. Bilememiş. Uzunca süre düşündükten sonra cine dönmüş ve dileğini söylemiş:

- Oğlumu, altınlarımı sayarken görmek istiyorum!...

Oy ver:
loading
4(42 oy)

Küçük bir papağanın onbeş altına satıldığını gören Nasreddin Hoca, bir koşuda evine gidip kümesteki hindisini tutmuş. Apar topar pazara götürüp başlamış bağırmaya:

- Satılık hindii.... Satılık hindii.... Yirmi altına satılık hindi!

Şaşırmış pazardakiler.

- Yahu hocam, demişler. Bir hindinin yirmi altın ettiği nerede görülmüş.

- Ne olmuş? diye çıkışmış Hoca. Demin bir kuşu onbeş altına sattılar.

- Ama o papağandı, demişler. Tıpkı insan gibi konuşuyor o.

- Olsun! demiş Nasreddin Hoca. O konuşuyorsa bu da düşünür!...

Oy ver:
loading
3(18 oy)

Sayfalar