Hikayeler

Hikaye; hayali ya da gerçek olayları konu edinen, okuyanda ya da dinleyende çeşitli duyduları tetikleyen, yazılı veya sözlü kısa anlatımlardır.

Dünyanın bana zindan olduğu günlerdi. Sanırım birkaç defasında da evden ağlayarak dışarı çıkmıştım. Hayatım kararmıştı da bir ışık bekliyordum sanki ama yoktu. İşte böyle düşündüğüm günlerde daire kapıma sıkıştırılmış bir Mektup buldum. Hayretle baktım üzerinde göndericisi yazmayan zarfa. Sonra odama girip açtım...

Oy ver:
loading
4(26 oy)

Timur, Bağdat’ı fethettiğinde askerlerine; çok merak ettiği, o dönemin ünlü şairlerinden Şirazi’yi bulup getirmeleri emrini vermiş. Askerler Şirazi’yi bulup getirmişler ama o da ne; üstü başı yırtık, dilenci gibi bir adam. Timur, Şirazi’nin aşağıdaki beyitine ithafen:

Oy ver:
loading
3.5(53 oy)

Amerika'da top koşturan ünlü bir futbolcunun güzel bir karısı vardır. Futbolcunun karısı bir ara görünmemiş ve komşuları polise telefon etmiş. Futbolcunun karısı ortalıkta yok demişler. Futbolcu karısını öldürmüş olabilir, diyen komşuların ihbarını değerlendiren polisler; kadının ölmüş olduğu kanaatine vararak adamı tutuklamışlar. Mahkeme günü gelmiş. Futbolcu çok para vererek en iyi avukatı tutmuş. Avukat müvekkilini savunmak için hakime demiş ki:

Oy ver:
loading
4.5(18 oy)

Alışverişe gitmek üzere evden çıkan bir kadın, kapısının karşısındaki kaldırımda oturan bembeyaz sakallı üç yaşlı adamı görünce önce duraksadı. Sonra; onları, tüm içtenliğiyle evine davet etti. "Burada böyle oturduğunuza göre, üçünüz de kesinlikle acıkmış olmalısınız" dedi. "Lütfen içeri gelin, size yiyecek bir şeyler hazırlayayım." Üç yaşlıdan biri, kadına, eşinin evde olup olmadığını sordu. Kadın, eşinin biraz önce çıktığını, şu anda evde olmadığını söyledi. Yaşlı adam, başını iki yana salladı: "Eşiniz evde değilse, biz de davetinizi kabul edemeyiz" dedi.

Oy ver:
loading
4(35 oy)

"Yine yeni bir gün başlamıştı. Annem beni uyandırmakla uyandırmamak arasında kararsız bir halde yatağımın başında bekliyordu. Biliyorum, o da beni uyandırmak istemiyor... Ne de olsa ben onun ilk göz ağrısıyım, beni canı gibi sever. İstemeye istemeye de olsa beni uyandırıyor: “Oğlum hadi uyan sabah oldu!”. Gözlerimi açtığımda annem bana hep gülüyor olurdu ve yine beni o güler yüzüyle uyandırdı. Gözlerimden uyku akıyordu ama uyanmam gerekiyordu hemen yüzümü yıkayıp, pencerenin kenarına gelip, “umarım bu gün yağmur yağmamıştır” dedim.

Oy ver:
loading
3(12 oy)

Sayfalar