Karı-Koca Fıkraları

Karı-Koca fıkraları; evli çiftler arasında arasındaki atışmaları ve aldatma durumunu konu edinir. Araya bazen de kaynana muhabbeti girer.

Sokrat ölüme mahkum edildiğinde eşi ağlamaya başlamış; "Haksız yere idam edileceksin!" diye... Sokrat da eşini teselli etmiş:

- Ne yani bir de haklı yere mi idam edilseydim!

Oy ver:
loading
2(1 oy)

Bir zamanlar genç bir erkek sevgilisine evlenme teklif etmiş. Kız ''Hayır'' demiş. Erkek de ömrünün sonuna kadar mutlu yaşamış.

Oy ver:
loading
3(3 oy)

Adam devamlı gittiği barda; aylardır tek başına otururken gördüğü çok güzel hanımın yanına giderek, birlikte evine gitmeyi teklif etmiş.

- Hayır! demiş kadın nazikçe... Biliyorum bu yüzyılda çok ender bir şey... Ama gerçekten sevebileceğim bir erkek karşıma çıkana kadar bekaretimi muhafaza edeceğim.

- Bu devirde imkânsız! diye cevap vermiş adam. Nasıl dayanabiliyorsunuz?

- Vallahi ben bu duruma fazla takmıyorum, demiş kadın. Ama kocam gerçekten kafayı yiyecek!...

Oy ver:
loading
3(6 oy)

Adamın geleneksel yapısı; geniş alınlı, uzun burunlu, burnuna yakın masmavi gözler, belirgin bir çene, uzun sırt, nispeten kısa bacaklar. Günlerden bir gün nur topu gibi oğlu olur. Hokka gibi burun, zeytin gibi gözler, son derece orantılı bir vücut... Kısacası; arslan parçası bir delikanlı. Baba hayatından çok memnundur. Aradan iki yıl geçer... Adam karısına gururla sorar:

- Bu çocuk kime benziyor?

Muhterem eşi:

- Sen tanımazsın!

Oy ver:
loading
3(6 oy)

Adam karısını o kadar çok seviyor ki, her akşam yatarken onun için şöyle dua ediyor:

- Allah'ım; onun başı ağırmasın, benimki ağırsın! Onun bir yeri kırılmasın, benimki kırılsın! O üzülmesin, ben üzüleyim! Onu dul bırakma, beni dul bırak!

Oy ver:
loading
1(1 oy)

Sayfalar