Karışık Fıkralar

Buradaki fıkralar mevcut sınıflardan birine dahil edilememiştir.

Adam işten, stresten bunalmış ve uzun bir deniz seyahatine çıkmış. Fakat şanssızlık bu ya gemi batmış. Gemiden sadece bu adam kurtulabilmiş. Uçsuz okyanusun ortasında kendi kendine "Eyvah! B...ku yedik!" diye düşünmüş. Gemiden arta kalan, minik bir tahta parçasının üzerinde çıkıp günlerce günlerce aç susuz amaçsızca sürüklenmiş. Bir gün yakınında köpek balıklarının dolaştığını görmüş. "Eyvah! B...ku yedik!" diye düşünüp çaresizce ölümü beklemeye başlamış. Pür dikkat günlerce köpek balıklarının saldıracağı anı kollamış. Sonrasında yorgunluğa ve susuzluğa dayanamayarak uykuya teslim olmuş.

Oy ver:
loading
3.5(11 oy)

İki siyahi, Amerikadaki bir panayırı gezerken, yeni icat edilmiş bir makina görürler. Makina on dakika içerisinde siyahileri beyaz yapmaktadır. Hizmetin bedeli ise 10 dolardır. Siyahiler, yıllardır beyazların kendilerine eziyet edip, aşağıladıklarını akıllarına getirirler. Beyazlar onlarla yıllardır "Pis siyahi diye alay etmişlerdir". Hemen beyaz olmaya karar verirler. Hemen 10 dolarları olup olmadığını kontrol ederler. Birinin cebinde 9 dolar vardır. Arkadaşına rica eder: "Eğer fazladan 1 doların varsa ben de makineyi kullanmak istiyorum". Diğeri "Bende de 11 dolar varmış.

Oy ver:
loading
0(0 oy)

Bir sistem analisti ile bir broker yeni bir deneyim yaşamak için hipodroma gitmeye karar vermişler. Buraya kadar gelmişken de at yarışı da oynayalım bari demişler. Broker gişeye gitmiş; "9 numaraya 12.000 dolar" demiş. Sistem analisti; "Dur!" demiş, "Sen o atın kaç kilo olduğunu, önceki yarışlarda yaptığı dereceleri, atalarını yani yarışı kazanma ihtimalini yükseltecek hiçbir şeyi bilmiyormusun ki. Bence önce atların ayrıntılı bilgilerini analiz etmeliyiz". Broker; "Offf!!!" demiş, "Hep hesap, Hep hesap!". 9 numaralı ata 12.000 dolar yatırmış.

Oy ver:
loading
3.5(9 oy)

Gariban bir köylü şehre inmiş. Dolaşırken, içerisi görünen cam duvarlı bir ofisin içinde; karşılıklı oturmuş konuşan iki kişi görmüş. İçerde bu iki kişi, bir masa ve üç dört koltuktan başka hiçbir şey yokmuş. Köylü; mağazalarla dolu caddede bulunan bu ofisin ne olduğunu merak etmiş. İçeri girip sormuş:

- Selamünaleyküm ağalar. Kusura kalmayın. Ben ağrı dışardan gördüm de merak ettim; acaba burada ne satıyorsunuz?

Oy ver:
loading
3.5(3 oy)

Film ekibi, çölün kızgın güneşi altında çekim yapmaya çalışmaktadır. Zorlu şartlar altında çalışırlarken, sete gizemli ihtiyar bir kızılderili gelir ve yönetmenin karşısına dikilip; "Yağmur... Yarın!" der. Tüm set ekibi şaşkındır ama hiç kimse böyle bir havada yağmur yağmayacağını düşünmektedir.

Oy ver:
loading
3.5(15 oy)

Sayfalar