Kısa Fıkralar

Temel kahvehaneye gider. Orada, yıllardır İstanbul'da yaşayan arkadaşı, Cemal'i görür. Gidip yanına oturur iki çay söyler. Çaylar gelince muhabbete başlarlar...

Temel: - Ula Cemal, pil pakalum pu cün ben ne yetum?

Cemal: - Ben nereden bileyim Temel?

Temel: - Haçan dahmin et da! Tur sana pir ipucu vereyum. Baş harfi P'dur.

Oy ver:
loading
4(10 oy)

İlkokula giden küçük Temel'i, öğretmeni sözlüye kaldırıp sormuş:

- Söyle bakalım Temel; 1881 de ne oldu?

- Atatürk doğdu öğretmenim.

- Aferin. Peki, 1920'de ne oldu?

- Atatürk 39 yaşına bastı öğretmenim!...

Oy ver:
loading
4(183 oy)

Adamın annesini ve babasını "Canice öldürmek" suçundan yargılanıyormuş. Bütün deliller gayet açıkmış. Deliller, tanık ifadeleri derken... Hakim ağırlaştırılmış müebbet hapis kararını açıklamadan önce sanığa sormuş:

- Karar açıklanmadan önce son bir sözünüz var mı?

Adam boynunu bükmüş:

- Benim gibi öksüz ve yetim bir insana acıyın hakim bey!

Oy ver:
loading
4(160 oy)

Öğretmen Zeki'ye sorar:

- Sekizin yarısı kaç eder?

Zeki:

- Eninden mi, boyundan mı öğretmenim?

Öğretmen:

- O da nasıl soru öyle?

Zeki gayet soğukkanlı:

- Nasıl olacak öğretmenim? Eninden ve tam ortasından keserseniz sekizin yarısı sıfır olur. Boylu boyunca kesilirse yarısı üç olur!!!

Oy ver:
loading
4.5(11 oy)

Temel ve Dursun ormanda kamp kurmuşlar. Birden çok şiddetli bir kükreme duymuşlar. Sesin geldiği yöne bakınca da bir arslanın üzerlerine doğru geldiğini görmüşler. Temel hemen spor ayakkabılarına sarılmış. Temel ayakkabılarını bağlarken, Dursun sormuş:

- Ula Temel ne bu telaş, arslandan daha hızlı koşabileceğini mi sanıyorsun?

Temel:

- Ula senden hızlı olsam yeter!...

Oy ver:
loading
4(14 oy)

Sayfalar