Kısa Fıkralar

Baba öfkeyle bağırıyordu:

- Rezalet! Kepazelik! Okulda iyice sermişsin. Hiç çalışmıyorsun!

- Ama baba, o kadar çok ders yığılıyor ki, başarmak imkânsız.

- Ne demen imkânsız? Ben Türkçede imkânsız diye bir kelime bilmiyorum.

Babasının bu sözü üzerine, oğlu odadan çıktı. Banyodan dişmacunu tüpünü alıp döndü, tüpü masanın üzerine sıkıp boşalttı. Sonra seslendi:

- Haydi bakalım, doldur şimdi bu macunu tüpe!

Oy ver:
loading
2.5(4 oy)

Temel, İngiltere'de oteldeymiş. Oda servisini arayıp:

- Tu ti tu tu tu tu, demiş.

Oteldekiler anlamamışlar fakat otelin şanına leke sürmemek için bir dil uzmanı getirmişler. Dil uzmanı biraz uğraştıktan sonra mesajı çözmüş: "2 çay, 222'ye!"

Oy ver:
loading
4(16 oy)

Temel kahvehaneye girmiş. Masalardan birinde oturan Dursun'a seslenmiş:

- Ula Tursin. Senin ineklerden pipo içen var miyudu?

Dursun:

- Ula uşağum hiç inek pipo içer mu?

Temel:

- Haçan uşağum o zaman senin ahır yanayi!...

Oy ver:
loading
3.5(36 oy)

Doktor hastasına çok az ömrü kaldığını açıklamaktadır. Hasta biraz telaşlıdır. Doktor:

- Maalesef çok az ömrünüz kaldı sadece 10...

Hasta:

- Ne olur doktor bey söyleyin 10 yıl mı, ay mı, hafta mı, nedir?

Doktor saate bakarak:

- 9, 8, 7, 6, 5 ...

Oy ver:
loading
4(5 oy)

Çocuklar oturmuş birbirlerine babalarının ne kadar "hızlı" olduğunu anlatıyorlarmış. Birinci çocuk:

- Benim babam; ok attıktan sonra koşup hedefe oktan önce varıyor, demiş.

İkinci çocuk:

- Benim babam; tabancasını ateşliyor ve hedefe kursundan önce yetişiyor, diye böbürlenmiş.

"O da bir şey mi?" demiş üçüncü çocuk:

- Benim babam; devlet hastahanesinde doktor... Mesai 5'de bitiyor benim babam 3:30'da eve geliyor!...

Oy ver:
loading
3.5(10 oy)

Sayfalar