Kısa Fıkralar

Baba öfkeyle bağırıyordu:

- Rezalet! Kepazelik! Okulda iyice sermişsin. Hiç çalışmıyorsun!

- Ama baba, o kadar çok ders yığılıyor ki, başarmak imkânsız.

- Ne demen imkânsız? Ben Türkçede imkânsız diye bir kelime bilmiyorum.

Babasının bu sözü üzerine, oğlu odadan çıktı. Banyodan dişmacunu tüpünü alıp döndü, tüpü masanın üzerine sıkıp boşalttı. Sonra seslendi:

- Haydi bakalım, doldur şimdi bu macunu tüpe!

Oy ver:
loading
2.5(4 oy)

Temel Fadime'ye sormuş:

- Fadime, pen ölürsem penden sonra ne yaparsun?

Fadime cevap vermiş:

- Pen ölünce sen ne yaparsan pen te oni yaparum.

Temel:

- Kevaşe!...

Oy ver:
loading
5(5 oy)

Temel on sekizlik oğlunu evlendiriyormuş. Çok erken değil mi diye soranlara: "Şimdi evlensin, sonra aklı başına gelir; o zaman da evlendiremem!" diyormuş.

Oy ver:
loading
4.5(2 oy)

Kocaman gemi okyanusta ilerlerken bir gümbürtü duyuldu. Hemen ardından tüm yolcular kaptanın çağrısıyla güvertede toplandılar. Kaptan:

- Saygı değer yolcularımız, sizlere bir iyi bir de kötü haberim var! Önce hangisini söyleyeyim?

"İyi olanı söyleyin!" demiş yolcular. Kaptan:

- 11 dalda oscar kazanacağız!...

Oy ver:
loading
3.5(4 oy)

Bir psikiyatr; delilerin, dışardan, deli gibi görünüp görünmedikleri hakkında  bir araştırma yapıyormuş. Yoldan geçen birine sormuş:

- Ben deli miyim?

- Evet!

- Bu kanıya nasıl vardınız?

- Aklı başında adam; yoldan geçenlere, ben deli miyim diye sorar mı?

Oy ver:
loading
4(8 oy)

Sayfalar